Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çalışanlarının 2027 Toplu İş Sözleşmesi sürecine ilişkin taleplerinde; haftalık çalışma süresinin 40 saate indirilmesi, ücretlerin iyileştirilmesi, görev tanımlarının netleştirilmesi ve kariyer olanaklarının artırılması öne çıkıyor. Çalışanlar, personel eksikliğinin giderilmesini ve sosyal hakların güçlendirilmesini de istiyor.
2027 Toplu İş Sözleşmesi hazırlıkları kapsamında iletilen 97 talep kaydı, çalışanların beklentilerinin ücret artışından çalışma düzenine, mesleki haklardan aile yaşamına kadar geniş bir alanı kapsadığını gösteriyor. Benzer talepler bir araya getirildiğinde, çalışanların ortak beklentisi adil, güvenli ve öngörülebilir bir çalışma düzeninin oluşturulması olarak ortaya çıkıyor.
Başvurularda sık tekrarlanan taleplerin başında haftalık çalışma süresinin 40 saate indirilmesi geliyor. Çalışanlar, aynı kurumda benzer görevleri yerine getiren farklı statülerdeki personel arasında çalışma süresi ve nöbet yükü açısından yaşandığını belirttikleri farklılıkların giderilmesini istiyor.
Vardiyaların çalışanların görüşü alınarak hazırlanması, tek taraflı değişikliklerin önlenmesi ve mesai tamamlama nöbetlerinin kaldırılması da beklentiler arasında bulunuyor. Bazı başvurularda 16 ve 24 saatlik nöbet seçeneklerinin toplu iş sözleşmesinde açıkça düzenlenmesi talep ediliyor.
Görev yerinden ayrılamayan personelin yemek ve ara dinlenme sürelerinin çalışma süresinden sayılması, haftalık izinlerin ise adil biçimde planlanması isteniyor.
Bakım çalışanları, görev sınırlarının açıkça belirlenmesini ve unvan dışı görevlendirmelerin önlenmesini talep ediyor. Yemek dağıtımı, bulaşık, temizlik ve dış işler gibi görevlerin bakım hizmetiyle birlikte yürütülmesinin iş yükünü artırdığı belirtiliyor.
Başvurularda, bakım personelinin bakım hizmetine odaklanabilmesi için diğer işlerin ilgili personel tarafından yürütülmesi isteniyor. İlaç uygulaması ve takibi gibi sağlık hizmetlerine ilişkin görev ve sorumlulukların da açıkça ayrıştırılması talep ediliyor.
Yaşam evlerinde tek personelle çalışıldığı yönündeki bildirimlerde, çalışanların ve hizmet alan bireylerin güvenliği için vardiyalarda en az iki personel görevlendirilmesi, izin ve rapor dönemlerinde takviye sağlanması öneriliyor. Bakım süreçlerini kolaylaştıracak teknolojik altyapı ve ekipmanların yenilenmesi de gündemde yer alıyor.
Ekonomik taleplerde taban ücret ve yevmiyelerin yükseltilmesi, dört kişilik bir ailenin geçimini karşılayacak gelir düzeyinin sağlanması ve ücretlerin enflasyon karşısında korunması öne çıkıyor.
Çalışanlar, vergi dilimi değişiklikleri nedeniyle yıl içinde yaşandığını belirttikleri net gelir kaybının önlenmesini ve vergi kesintilerinde istikrar sağlanmasını istiyor. Eşit işe eşit ücret, kıdeme bağlı ücret farkları ve üniversite mezunlarına eğitim farkı ödenmesi de talepler arasında bulunuyor.
Gece çalışmalarının yüzde 35 zamlı ödenmesi, fazla çalışmaların parasal karşılığının maaşa yansıtılması ve farklı nöbet modellerinden kaynaklanan ödeme farklarının giderilmesi talep ediliyor. Tediye sayısının altıya çıkarılması, kıdem tazminatının artırılması ve tazminat tavanının kaldırılması da başvurularda yer alıyor.
Üniversite mezunu sürekli işçiler, diplomalarına ve mesleki branşlarına uygun görevlerde çalışabilmek, görevde yükselme sınavlarına katılabilmek ve unvan değişikliği olanaklarından yararlanmak istiyor.
Bakım çalışanları için eğitim, deneyim ve liyakate dayalı kariyer basamaklarının oluşturulması talep ediliyor. Fiilen yapılan işle kadro unvanının uyumlu hale getirilmesi ve çalışanlara mesleki unvanlarıyla hitap edilmesi de mesleki saygınlık beklentisinin bir parçasını oluşturuyor.
Başvurularda, isteğe bağlı olarak 4/B sözleşmeli personel statüsüne geçiş ile hak kaybı olmadan memur kadrosuna geçiş seçeneklerinin değerlendirilmesi de isteniyor.
Bakım hizmetlerinin fiziksel ve psikolojik yüküne dikkat çeken çalışanlar, yıpranma payı ve erken emeklilik olanağı talep ediyor.
Yoğun kişisel bakım gerektiren hizmetlerde, ilk kabul birimlerinde, bebek evlerinde ve özel riskler taşıyan kuruluşlarda çalışan personele ilave risk primi ödenmesi isteniyor. Mali işler gibi sorumluluk taşıyan büro görevleri için de iş primi öneriliyor.
İller arası tayin, eş durumu tayini, becayiş ve kurumlar arası geçiş olanaklarının genişletilmesi, çalışanların ortak beklentileri arasında bulunuyor. Bu süreçlerin açık ölçütlerle yürütülmesi ve yalnızca yöneticilerin takdirine bağlı kalmaması talep ediliyor.
Aile yaşamına ilişkin başvurularda her çocuk için çocuk yardımı, kreş desteği ve çalışan anne-babalara yönelik sosyal haklar öne çıkıyor. Ağır engelli çocuğu bulunan çalışanlar için nöbet muafiyeti ve çocuğun eğitim ile bakım düzenine uygun çalışma saatleri isteniyor.
On yıllık hizmeti bulunan çalışanlara en az 30 gün yıllık izin verilmesi, eğitim ve sınav izinlerinin yıllık izinden düşülmemesi ve yıllık izin döneminde sorumluluk tazminatının kesilmemesi de talepler arasında yer alıyor.
Kurum yemeğinden yararlanmayan personele yemek bedelinin nakden ödenmesi, cuma namazına katılım için kolaylık sağlanması ve kamu işçilerine yeşil pasaport hakkı tanınması da dosyada bulunan sosyal hak taleplerini oluşturuyor.
Çalışanlar, sendika aidatlarının azaltılmasını ve kesintilerin daha adil bir yöntemle belirlenmesini istiyor. Başvurularda aidatların iadesine yönelik düzenleme yapılması ve kesintilerin çalışanın üye olduğu sendikaya aktarılması talepleri de bulunuyor.
Mobbing şikâyetleri ve disiplin incelemelerinde tarafsız heyetler oluşturulması, savunma haklarının korunması, kayırmacılığın önlenmesi ve denetimlerin şeffaf yürütülmesi isteniyor. Ceza cetvelinin kaldırılması ve her ilde çalışanların kolayca başvurabileceği aktif hakem kurullarının oluşturulması da öneriliyor.
Toplu iş sözleşmesi hükümlerinin iller arasında farklı yorumlara yol açmayacak açıklıkta hazırlanması, bordroların zamanında sisteme yüklenmesi ve çalışanların bordrolarına kolay erişebilmesi bekleniyor.
Tüm bunlarla beraber Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işçileri Toplu Sözleşme süresininde şeffaflıkla yürütülmesini talep ediyor. İşçiyi temsilen masada olan Öz Sağlık İş Sendikasının TİS Talep Metnini açık ve şeffaf şekilde kamuya paylaşmasını, adım adım sürecin hangi aşamada olduğunu bildirmesini istiyor. Defalarca bunun sözü verilse de bir türlü bunlar önceki dönemlerde işçi ile paylaşılmamıştı. Bu ise sendikaya olan güveni zorluyor.
Başvurular, çalışanların ücret, çalışma süresi, mesleki gelişim ve aile yaşamını bir bütün olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Özellikle bakım hizmetlerinde görev yapan çalışanlar, çalışma koşullarının iyileştirilmesini hizmet verilen çocukların, yaşlıların ve engelli bireylerin güvenliğiyle birlikte ele alıyor.
2027 Toplu İş Sözleşmesi sürecinden beklenti, bu taleplerin açık, uygulanabilir ve kurumlar arasında tutarlı biçimde yürütülebilecek düzenlemelere dönüştürülmesi.
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.