WhatsApp
Grubumuza Katıl
WhatsApp Kanalı

ASHB İşçilerinden Yeni Dönem TİS İçin Kritik Talepler

ASHB İşçilerinden Yeni Dönem TİS İçin Kritik Talepler
Yayınlama: 12.09.2026
A+
A-

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda görev yapan işçiler, yeni dönem Toplu İş Sözleşmesi sürecinde özellikle ücret kayıpları ve vardiya düzenine ilişkin önemli değişikliklerin hayata geçirilmesini talep ediyor.

İşçilerin öncelikli taleplerinden biri, gece çalışma ücretlerinin aynı iş kolu olan Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan işçilerle eşitlenmesi. Benzer çalışma alanlarında ve aynı iş kolu içerisinde görev yapılmasına rağmen gece çalışmasına ilişkin ücret farklılıklarının giderilmesini isteyen ASHB işçileri, bu konuda yeni dönem TİS’te açık ve bağlayıcı bir düzenleme yapılmasını bekliyor.

Sorumluluk ve meslek primlerindeki “fiili” ibaresi kalksın!

İşçilerin üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise sorumluluk primi, meslek primi ve benzeri ödemelerin fiilen çalışılan günlere bağlı olmaktan çıkarılarak aylık ve düzenli şekilde ödenmesi.

Mevcut uygulamada yıllık izin kullanılan, nöbet sayısının az olduğu veya işçiye nöbet yazılmadığı dönemlerde bu ödemelerin ciddi oranda düşmesi, çalışanların aylık gelirinde önemli kayıplara neden olabiliyor.

Özellikle yaz aylarında yıllık izinlerin yoğun kullanıldığı dönemlerde işçiler, normal aylara göre maaşlarında ciddi düşüşlerle karşılaşabiliyor. Çalışanlar, yapılan görevin niteliği, sorumluluğu ve mesleki unvanı değişmediği halde yalnızca fiili çalışma gününün azalması nedeniyle bu ödemelerin kesilmesinin hakkaniyetli olmadığını belirtiyor.

Bu nedenle yeni dönem TİS’te söz konusu primlerin aylık sabit ödeme haline getirilmesi ve yıllık izin gibi yasal hakların kullanılmasının işçinin gelir kaybına dönüşmemesi talep ediliyor.

Yatılı kuruluşlarda vardiya sorunu büyüyor

ASHB’ye bağlı huzurevi, çocuk bakım kuruluşları, engelli bakım merkezleri ve benzeri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında çalışan işçilerin en önemli sorunlarından biri de vardiya sistemi.

Bazı kuruluşlarda 24 saatlik vardiyanın idare tarafından yasak olduğu gerekçesiyle uygulanmadığını, buna karşılık çalışanların zaman zaman 3 gün üst üste 12 saatlik vardiyalara yazıldığını belirten işçiler, bu sistemin fiziksel ve psikolojik açıdan çok daha ağır sonuçlar doğurduğunu ifade ediyor.

Yatılı kuruluşlarda yapılan işin niteliği gereği çalışma yalnızca bedensel değil, aynı zamanda yüksek dikkat, sabır ve psikolojik dayanıklılık gerektiriyor. İşçiler, uzun süreli vardiyaların ardından yeterli dinlenme sağlanmadan yeniden göreve çağrılmanın çalışanları ciddi şekilde yıprattığını dile getiriyor.

“Aynı statüdeki kurumlarda farklı uygulamalar olmamalı”

Çalışanların dikkat çektiği bir başka sorun ise aynı Bakanlığa bağlı ve benzer hizmeti veren kuruluşlar arasında farklı vardiya uygulamalarının bulunması.

Bazı kuruluşlarda 24 saatlik vardiya uygulanabilirken, bazı kuruluşlarda personelin bu yöndeki talebinin idareciler tarafından kabul edilmemesi işçiler arasında rahatsızlık yaratıyor.

ASHB işçileri, kurumdaki çalışanların çoğunluğunun talep etmesi, hizmetin aksatılmaması ve gerekli dinlenme sürelerinin sağlanması şartıyla 24 saatlik vardiya sistemine imkân tanınmasını istiyor.

Çalışanlara göre vardiya düzeni yalnızca idarenin tek taraflı kararıyla belirlenmemeli; işin niteliği, personel sayısı, kuruluşun çalışma şartları ve en önemlisi çalışanların ortak talepleri de dikkate alınmalı.

Hizmet verilen kişi sayısına göre personel standardı oluşturulmalı

ASHB işçilerinin bir diğer önemli talebi ise yatılı kuruluşlarda hizmet verilen kişi sayısı, bakım ihtiyacının ağırlığı, yaş grubu, engel durumu ve hizmet sınıfı dikkate alınarak bağlayıcı bir personel standardı oluşturulması. Özellikle huzurevi, engelli bakım merkezi, çocuk kuruluşları ve benzeri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında personel sayısının yalnızca mevcut kadroya göre değil, fiilen hizmet verilen kişi sayısına ve bakım yüküne göre belirlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Yetersiz personelle sürdürülen hizmetin hem çalışanların iş yükünü ve tükenmişliğini artırdığı hem de hizmet alanların bakım kalitesini ve güvenliğini olumsuz etkileyebildiğine dikkat çeken işçiler, yeni dönem TİS’te veya mevzuatta asgari personel standartlarının açık biçimde belirlenmesini, eksik personelle çalışma düzeninin kalıcı hale getirilmemesini ve vardiya planlarının bu standartlara göre yapılmasını talep ediyor.

Yeni dönem TİS’ten beklenti yüksek

ASHB işçilerinin yeni dönem Toplu İş Sözleşmesi’nden öne çıkan talepleri şu başlıklarda toplanıyor:

  • Gece çalışma ücretlerinin aynı iş kolu olan Sağlık Bakanlığı ile eşitlenmesi,
  • Sorumluluk, meslek ve benzeri primlerin fiili çalışmaya bağlı olmaktan çıkarılarak aylık ödenmesi,
  • Yıllık izin ve nöbet sayısındaki düşüş nedeniyle oluşan gelir kayıplarının önlenmesi,
  • Yatılı kuruluşlarda çalışanların çoğunluk talebi doğrultusunda 24 saatlik vardiyaya imkân verilmesi,
  • Kuruluşlar arasındaki farklı vardiya uygulamalarının ortadan kaldırılması,
  • Vardiya planlamalarında çalışanların bir nöbet sonra çağrılmadan önce yeteri kadar dinlenecek şekilde ayarlanması,
  • İcap Nöbeti sistemi toplu sözleşmeye eklemeli.

ASHB işçileri, yeni dönem TİS’in yalnızca ücret artışlarının konuşulduğu bir sözleşme olmaması gerektiğini; çalışma şartlarını doğrudan etkileyen vardiya düzeni, gece çalışması, mesleki sorumluluk ödemeleri ve yıllık izin dönemlerindeki gelir kayıplarının da masaya yatırılması gerektiğini ifade ediyor.

Çalışanların beklentisi, yeni sözleşme döneminde sahadan gelen bu taleplerin sendikalar tarafından güçlü şekilde TİS masasına taşınması ve ülke genelinde daha adil, öngörülebilir ve çalışanların dinlenme hakkını gözeten ortak bir çalışma düzeninin oluşturulması.


ailesosyal.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Yaşar dedi ki:

    Kamu işçilerinden (696) mali külfeti olmayan yıllardır fiilen yapılan işe uygun MESLEK KODU güncellenmesi hak ve elzemdir.