WhatsApp
Grubumuza Katıl
WhatsApp Kanalı

Aile Bakanlığı’na bağlı yatılı kuruluşlarda ara dinlenme/istirahat sorunsalı

Aile Bakanlığı’na bağlı yatılı kuruluşlarda ara dinlenme/istirahat sorunsalı
Yayınlama: 09.05.2026
Düzenleme: 09.05.2026 01:24
A+
A-






Sosyal Hizmetlerde Nöbet ve Ara Dinlenme Haksızlığı

ELEŞTİREL ANALİZ | ÇALIŞMA HUKUKU
Sosyal Hizmetlerde Ara Dinlenmenin Kâğıt Üzerindeki Varlığı ve Fiilî Yokluğu
12 ve 24 saatlik vardiyalarda görev yerini terk edemeyen, yemek yerken bile müdahaleye hazır bekleyen personelin hukuki durumu; mevzuat çatışması, kurumsal keyfilik ve çözüm önerileri üzerine kapsamlı bir değerlendirme
⚖️ 4857 Sayılı İş Kanunu
📋 657 Sayılı DMK
🏛️ Yargıtay İçtihadı
🔬 Sosyal Hizmetler Pratiği

SORUNUN ÖZÜ
Sabah 09:00 ‘dan ertesi gün sabah 09:00’a kadar nöbet tutan bir çocuk evi bakım personeli, sabah 03.00’te uyuyan çocuklar için önlem almakla yükümlüdür. Bu sürenin 2 – 4 veya 7 saatine “yemek, dinlenme ve uyku” yazılıp çalışma saatinden düşülmektedir. Oysa o saatler de telefonu yanında, giysileri üzerinde, kapı aralık, müdaheleye hazır beklemektedir. Yeri gelir gece tuvalete kaldırır, ilacını verir, ateşini düşürmeye çalışır ya da durum ciddi ise hastaneye götürür refakat eder. Veya 12 saat gündüz vardiyasında yemeğini bile çocuk ile yemek zorunda, “yemek molası” denilen saatte bile acil durum veya krize müdahele etmek zorundadır. Hukuk buna “istirahat” demektedir. Peki, hangi hukuk?

I. YASAL ÇERÇEVE: İKİ KANUN, İKİ DÜNYA
Türk hukukunda çalışma süreleri ve ara dinlenme, iki ayrı kanun rejimine tabi olarak düzenlenmektedir. İş sözleşmesiyle çalışan işçiler için 4857 sayılı İş Kanunu geçerlidir. Devlet memurları, sözleşmeli personel ve kamu işçisi statüsündekiler için ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili özel mevzuat uygulanır. Bu iki rejim arasındaki farklılık, sosyal hizmetler sektöründe çalışanlar açısından derin ve somut haksızlıklar doğurmaktadır.

4857 — İŞÇİ
• Haftalık max. 45 saat çalışma (md. 63)
• Günlük 11 saat aşılamaz (md. 63)
• 4–7,5 saat arası çalışmada 15 dk ara
• 7,5–11 saat arası çalışmada 30 dk ara
• 11 saatten fazla çalışmada 1 saat ara (md. 68)
• Ara dinlenme ücrete dahil değildir
• Aşan çalışma = %50 zamlı ücret

657 — MEMUR
• Haftalık 40 saat çalışma (md. 99)
• Günlük çalışma kurumca belirlenir (md. 100)
• 24 saat devamlılık hizmetleri ayrı rejim (md. 101)
• Öğle dinlenmesi: 12.30–13.30 (ASHB örneği)
• Nöbet ücreti yalnızca Ek Madde 33 kapsamında
• Sosyal hizmetlerde spesifik ara dinlenme yoktur
• Fazla çalışma karşılığı: izin veya ücret (md. 178)

657 sayılı Kanun’un 101. maddesi, “günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekillerinin kurumlarınca düzenleneceğini” hükme bağlamıştır. Bu düzenleme, görünürde esneklik sağlamak amacıyla yapılmış olsa da uygulamada kurumdan kuruma değişen, zaman zaman tamamen keyfi ve standart dışı uygulamalara zemin hazırlamaktadır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na (ASHB) bağlı kuruluşlarda — çocuk evleri, yetiştirme yurtları, huzurevleri, bakım merkezleri — fiilen 12 veya 24 saatlik nöbet sistemi uygulanırken, hangi saatlerin “çalışma” hangilerinin “istirahat” sayılacağı; büyük ölçüde kurumun iç yönetmeliğine veya amir takdirine terk edilmektedir.

II. “ARA DİNLENME” KAVRAMI VE ASIL SORUN: FİKİR İLE FİİL ARASINDAKİ UÇURUM
4857 sayılı Kanun’un 68. maddesi ve 657 sayılı Kanun’un 100. maddesi kapsamında tanımlanan ara dinlenme, işçi/memurun çalışma süresi içinde işle tamamen ilgisini keserek serbestçe geçirdiği süredir. Bu tanım teoride nettir; uygulamada ise tartışmalı bir sorun alanı yaratmaktadır.

İşçi ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşle ilgili her türlü durumdan arınmış olmalıdır. Fiziken ve zihnen kendi istediği gibi hareket etmelidir.
— Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/25534, K.2020/11056

Yargıtay’ın bu içtihadı son derece açıktır: Ara dinlenme, gerçek anlamda serbest zaman olmalıdır. Peki sosyal hizmetler kuruluşlarındaki uygulamaya bakalım:

⚠️ SOMUT DURUM: SOSYAL HİZMET KURULUŞLARINDA ÖRNEK SENARYO
Bir çocuk evi bakım elemanı, gece 20.00–sabah 08.00 arası 12 saatlik nöbet tutmaktadır. Bu sürenin 2 saati yazılı olarak “ara dinlenme” sayılmakta, dolayısıyla 10 saat üzerinden çalışma kaydedilmektedir. Ancak söz konusu 2 saatte:

— Görev yeri olan konut birimine bağlıdır, ayrılamaz.
— Kurum yönetmeliği, yemek saatlerinde dahi bakım hizmeti kapsamında “bakılanlarla birlikte yemek yemesi” görev tanımına dahil edilmiştir.
— Çocuğun geceleri uyanması, hastalanması, tartışma yaşaması gibi olaylarda anında müdahale etmesi beklenmekte, bu müdahale etmediğinde ise tutanak tutulmaktadır.
— Gece saatlerinde dışarı çıkması hizmet aksaması sayılmaktadır.

Bu tablo, Yargıtay’ın tanımladığı “gerçek ara dinlenme” değil; fiilen çalışma süresinin parçasıdır.

III. YARGITAY’IN TUTUMU: GÜVENLİK GÖREVLİSİ İÇTİHADININ SOSYAL HİZMETLERE YANSIMASı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, T.09.09.2019 tarihli, E.2016/8611, K.2019/15405 sayılı kararında güvenlik görevlisi için son derece önemli bir içtihat oluşturmuştur. Daire, “davacı işçi güvenlik görevlisi olup ara dinlenme süresinde dahi görev bölgesinde bulunduğu ve nöbet yerini terk edemeyeceği davalı tanığı tarafından açıklandığından günde 3 saat ara dinlenme yaptığının kabulünün isabetli olmadığına” hükmetmiştir.
Bu karar, Yargıtay’ın temel ilkesini gözler önüne sermektedir: Nöbet yerini terk edemeyen, müdahaleye her an hazır kalmak zorunda olan personelin bu süreleri, gerçek anlamda ara dinlenme sayılamaz; dolayısıyla çalışma süresi içinde değerlendirilmesi gerekir.

📊 YARGITAY’A GÖRE 24 SAATLİK NÖBET HESABI
Yargıtay 9. HD., E.2023/557, K.2023/4104 sayılı kararında 24/24 çalışma sistemini değerlendirmiştir:


Uyku imkânı varsa: 24 saat – 4 saat ara dinlenme = 20 saat fiili çalışma
(11 saatlik yasal sınırın 9 saat aşılması → fazla çalışma doğar)


Uyku imkânı yoksa / kesintisiz müdahale gerekiyorsa: Daha az kesilebilir, fazla çalışma daha da genişler.

Kritik Not: “Hayatın olağan akışı” gerekçesiyle otomatik olarak kesilen süreler, fiilen dinlenilemeyen koşullarda yasaya aykırıdır.

Sosyal hizmet kuruluşlarında ise bu içtihadın uygulaması son derece sorunludur. Kuruluşlar, Yargıtay’ın belirlediği ilkeleri dikkate almaksızın —ve çoğunlukla Yargıtay kararlarından haberdar olmaksızın— kendi iç yönetmelikleriyle 2, 3, hatta 4 saatlik “sabit ara dinlenme” yazmaktadır. Bu süreler, ister gece saat 02.00’de ister sabah 06.00’da olsun, çalışma hanesinden düşülmektedir.

IV. İŞÇİ Mİ, MEMUR MU? STATÜYü FARKETMEZ: HAKSIZLIK HER İKİSİNDE DE VARDIR
Sosyal hizmet kuruluşlarında bakım hizmeti sunan personel, çalışma statüsü bakımından heterojen bir yapıya sahiptir: kimi 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçi, kimi 657 sayılı DMK kapsamında devlet memuru, kimi 4/B veya 4/C sözleşmeli personeldir. Bu statü çeşitliliği, aynı koridorda, aynı nöbet sisteminde çalışan insanların birbirinden farklı haklara sahip olmasına yol açmaktadır.

4857 — İŞÇİ
Fazla çalışma ücreti talep edebilir. Yargıtay’a başvurabilir. İspat yükü zor olsa da emsal kararlar mevcuttur. Toplu iş sözleşmesi koruması var.

657 — MEMUR
Fazla çalışma ücreti yok, izinle telafi var — ama o izin de verilmiyor. İdare mahkemesine gitmek zordur. Toplu hak arama sınırlıdır. Sicil kaygısı caydırıcı işlev görür.

4/B SÖZLEŞMELİ
En güvencesiz statü. Sözleşme yenilenmeme riski nedeniyle hak aramaktan kaçınır. Nöbet ücretinden yararlanma kapsamı tartışmalıdır.

Aynı işi yapan, aynı nöbet salonunda bekleyen, aynı riskle karşı karşıya kalan üç farklı statüdeki personelin birbirinden bu denli farklı haklara sahip olması; hukuki eşitlik ve adalet ilkeleriyle çelişmektedir. Bu durum, kamu hizmetinin içinde sınıf yaratan bir mevzuat sorununun somut tezahürüdür.

V. KURUMSAL KEYFİLİK: “HER KURUM KENDI HÜKMÜNÜ KOYUYOR”
657 sayılı Kanun’un 101. maddesinin kuruma tanıdığı düzenleme yetkisi, aslında hizmetin özgüllüğüne uygun esnekliği sağlamak için makul bir mekanizma olarak tasarlanmıştır. Ancak uygulamada bu yetki, personel aleyhine sonsuz bir takdir alanına dönüşmektedir.

SAHA GÖZLEMLERINDEN: KURUMDAN KURUMA DEĞİŞEN UYGULAMALAR
🔴 A Kurumu: 12 saatlik nöbette 1 veya 2 saat “dinlenme” kesilmekte, bakım personelinin yönetmelikte bakım hizmeti verilenler ile yemek yemesi görev tanımında yer almaktadır.
🟡 B Kurumu: 24 saatlik nöbette 4 saat kesiliyor, ancak personel uyuyabilmekte; gece çağrıldığında kalkması gerekmekte veya gece çocukları takip etmek zorunda kaçaktan, sağlık sorunundan sorumlu tulmakta; yeri geliyor evin işlerini gece yapıyor yeri geliyor sahur hazırlıyor.
🔴 C Kurumu: 24 saatlik nöbette yalnızca 6,5 -7 saat kesilmektedir; kurum yönetimi bunu “dürüst uygulama” saymakta, ancak dinlenme alanı bile yoktur. Diğer maddelerdeki herşeyden sorumlu ve uygulamak zorunda aynı şekilde bu ise işçi statüsünde yapılan kesintidir.
🔴 D Kurumu: Nöbet süreleri çalışma cetvelinde farklı, fiilî olarak farklı gösterilmekte; yazılı kayıtlar ücret hesabına esas alınmaktadır.

Bu tabloların tamamında personel görev yerini terkedemiyor, tam anlamıyla bir istirahat söz konusu bile değil, ayrıca tüm mesuliyet fiili olarak devam etmektedir. Danıştay’ın da zaman zaman vurguladığı üzere, kanunun öngördüğü “hizmetin özelliğine uygun düzenleme”nin personel aleyhine sınırsız bir takdir yetkisine dönüştüğünü göstermektedir. Hangi kuruluşta çalıştığına göre hakkı değişen personel, eşit işe eşit ücret ilkesinin de karşısına dikilmekte; bu durum hem Anayasa’nın 10. ve 49. maddelerine hem de Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine aykırılık teşkil etmektedir.

VI. HUKUKA GÖRE NE OLMALI? DOĞRU UYGULAMA VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Sorunun çözümü, mevcut hukuk çerçevesinde büyük ölçüde mümkündür; ancak bunu hayata geçirecek siyasi irade ve kurumsal dönüşüm gerekmektedir. Doğru hukukî uygulama şu ilkelere dayanmalıdır:

📌 1. İLKE — “Gerçek Serbesti” Ölçütü
Bir sürenin ara dinlenme sayılabilmesi için personelin o süre içinde fiziken ve zihnen tamamen serbest olması, görev yerini terkedebilmesi ve işle ilgili herhangi bir sorumluluk taşımaması şarttır. Yönetmelikte “müdahale zorunluluğu” veya “görev tanımı kapsamında faaliyet” öngörülmüşse, o süre kesinlikle ara dinlenme sayılamaz ve çalışma süresine dahil edilmek zorundadır. Yargıtay’ın güvenlik görevlisi içtihadı, sosyal hizmet bakım personeline doğrudan ve kıyasen uygulanabilir niteliktedir.

📌 2. İLKE — Fazla Çalışmanın Karşılanması
İş kanununa tabi işçiler için: Haftalık 45 saati veya günlük 11 saati aşan her saat, %50 zamlı ücrete tabidir (İş Kanunu md. 41). 657 sayılı Kanun kapsamındaki memurlar için: Yasal sınırı aşan çalışmalar karşılığında izin kullandırılması zorunludur (DMK md. 178). İzin kullandırılmaması durumunda ise personelin idare mahkemesi aracılığıyla bu hakkı talep etme yetkisi bulunmaktadır.

📌 3. İLKE — Sorumluluk İspat Yükü
Personel, bir olay gerçekleştiğinde “neden müdahale etmediniz?” sorusuyla yüzleşiyorsa; yönetim, “bu süre gerçek bir istirahat süresiydi” iddiasında bulunamaz. İki hukuki sonuç aynı anda geçerli olamaz: Ya personel o saatte görevlidir ve çalışma süresi olarak hesaplanmalıdır; ya da gerçekten serbest bırakılmıştır ve müdahale sorumluluğu kaldırılmalıdır.

⚖️ 4. ÇÖZÜM — Sektörel Toplu Sözleşme ve Özel Yönetmelik Zorunluluğu
Sosyal hizmetler sektörü için, sağlık sektöründeki düzenlemeye benzer biçimde, bakım hizmetlerinde nöbet sürelerini ve fiilî çalışma saatlerini düzenleyen ayrı ve bağlayıcı bir yönetmelik çıkarılmalıdır. Bu yönetmelik; hangi durumlarda saatin “ara dinlenme” sayılabileceğini, bunun için asgari koşulları (müdahale sorumluluğunun kaldırılması, fiziki serbesti, gece konaklama alanı vb.) net biçimde belirlemelidir. Kurum takdirine bırakılan bu boşluk kapatılmadan sorun kronikleşmeye devam edecektir.

⚖️ 5. ÇÖZÜM — Statü Eşitliğinin Sağlanması
Aynı kuruluşta, aynı bakım hizmetini yürüten personelin; işçi, memur veya sözleşmeli olmasına göre birbirinden köklü biçimde farklı nöbet ve istirahat haklarına sahip olması, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Anayasa’nın 55. maddesinde güvence altına alınan “adil ücret” ve 49. maddesindeki “çalışma hakkı ve ödevi” perspektifinden bu farklılıkların giderilmesi bir Anayasal zorunluluk olarak değerlendirilmelidir.

VII. ELEŞTİREL BOYUT: BU HAKSIZLIĞIN ADINI KOYALIM
ELEŞTİREL SAPTAMALAR
1. “Görünmez Çalışma” Meselesi
Sosyal hizmetlerde bakım emeği tarihsel olarak “görünmez” sayılmış; ev içi bakım emeğinin ücretlendirilmemesiyle paralel bir mantık, kurum bakımında da yeniden üretilmektedir. “Zaten bakıyorsun, bu sırada yemek de yersin, dinlenir sayılırsın” anlayışı; emeğin değersizleştirilmesinin hukuki biçimidir.

2. Sorumluluk ile Hak Arasındaki Çifte Standart
Personel “dinlenme saati”nde bir olay yaşandığında sorumlu tutulmakta; aynı zaman dilimi ücret hesabında ise çalışma sayılmamaktadır. Bu çelişki, hukuki açıdan “sorumluluk yükleme”nin “hak tanıma”dan nasıl ayrıştırıldığını çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Hakkı yokken sorumluluğu olan personel; hukuksuz biçimde çifte dezavantaja uğramaktadır.

3. Mevzuat Boşluğunun Bilinçli Sürdürülmesi Kaygısı
Sağlık çalışanları için 657 sayılı Kanun’un Ek 33. maddesiyle nöbet ücreti düzenlenmiş, yataklı tedavi kurumlarına özgü yönetmelikler çıkarılmıştır. Benzer bir düzenlemenin sosyal hizmetler personeli için neden hayata geçirilmediği sorusu, cevabını bütçe tercihlerinde bulmaktadır. Bu tercihler ise bir politika seçimidir; teknik bir mevzuat gecikmesi değil.

4. Yargı Yolunun Fiili Engelleri
Yargıtay içtihadı teoride personel lehine olsa da uygulamaya girmesi için personelin ya dava açması ya da sendika aracılığıyla hak araması gerekmektedir. Sosyal hizmet çalışanlarının örgütlenme oranlarının düşüklüğü, kurumda çalışmaya devam ederken dava açmanın yarattığı sicil ve iş güvencesi kaygısı, bu hakkın kâğıt üzerinde kalmasının yapısal nedenleridir.

SONUÇ
Sosyal hizmetlerde 12 ve 24 saatlik nöbet sistemlerinde uygulanan ara dinlenme kesintileri, Yargıtay’ın belirlediği “gerçek serbesti” ölçütüyle büyük ölçüde bağdaşmamaktadır. Görev yerini terk edemeyen, yönetmeliği gereği bakım ilişkisini sürdürmek zorunda olan, her an müdahaleye hazır bekleyen ve olay çıktığında sorumlu tutulan personelin bu süreleri, hukuken çalışma süresi olarak değerlendirilmek zorundadır.

Mevcut tablonun düzeltilmesi için üç ayrı adım zorunludur: (1) Sosyal hizmetler bakım personeline özgü, nöbet sürelerini ve fiilî istirahat koşullarını net biçimde tanımlayan bağlayıcı bir yönetmelik çıkarılmalıdır. (2) İşçi-memur-sözleşmeli ayrımından kaynaklanan hak farklılıkları, eşit işe eşit ücret ilkesi çerçevesinde giderilmelidir. (3) Kurumsal denetime tabi tutulmaksızın fiilen uygulamaya giren kâğıt üzerindeki istirahat süreleri, bağımsız iş teftişleri aracılığıyla takip edilmelidir.

Sorumluluk yüklediğiniz anda çalışma süresinin başladığını kabul etmek; hem hukuka, hem insanlık onuruna, hem de en yüksek yargı içtihadına uygun olan tek doğru yaklaşımdır.

KAYNAKÇA VE MEVZUAT
4857 sayılı İş Kanunu, md. 63, 41, 68
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, md. 99, 100, 101, 178, Ek md. 33
Yargıtay 9. HD., E.2016/8611, K.2019/15405
Yargıtay 9. HD., E.2016/25534, K.2020/11056
Yargıtay 9. HD., E.2023/557, K.2023/4104
Yargıtay 9. HD., E.2017/10355 (denkleştirme)
Danıştay 12. D., E.2005/5329, K.2008/3685
Danıştay İDDK, E.2009/118, K.2013/720
İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği
Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
Başbakanlık Genelgesi 2010/2
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, md. 10, 49, 55
ILO Sözleşme No. 1 (Çalışma Saatlerinin Sınırlandırılması)

Bu makale akademik ve bilgilendirme amaçlıdır. Bireysel hukuki uyuşmazlıklar için uzman avukat veya sendika danışmanlığı alınması önerilir.



ailesosyal.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Bildirimleri Etkinleştir Evet Hayır