AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI ENGELLİ BAKIM, YAŞLI BAKIM VE KADIN KONUKEV İ KURULUŞLARI İLE ÇALIŞANLARI AÇISINDAN SAĞLIK RAPORLARI YÖNETMELİĞİ: MADDE MADDE ETKİLERİ
Sağlık Raporları Yönetmeliği, 19 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki çocuk bakım evleri, engelli bakım merkezleri, yaşlı huzurevleri, kadın konukevleri ve benzeri kurumlarda çalışan işçi, 4/B sözleşmeli, 4/D geçici işçi ve kadrolu memur statüsündeki tüm personeli çeşitli açılardan doğrudan etkiliyor.
ÇOCUK KURULUŞLARINA KABUL SÜRECİNDE SAĞLIK RAPORU: YENİ ZORUNLULUK
Yönetmeliğin 33. maddesi; yaşlı bakım merkezleri, huzurevleri ve kadın konukevlerinin yanı sıra yurtlar dahil tüm toplu yaşam alanlarında kalmak amacıyla düzenlenecek raporları kapsıyor. Çocuk kuruluşları da bu kapsam içinde değerlendiriliyor.
Buna göre toplu yaşam merkezlerinde kalmak amacıyla düzenlenecek raporlar, Bakanlıkça belirlenen durum bildirir tek hekim sağlık raporu formatında düzenlenecek. Bu raporlarda kişinin bulaşıcı hastalığının olup olmadığı, aktif alkol veya madde kullanımı, ruhsal hastalık durumu, fiziksel bir fonksiyon kaybının bulunup bulunmadığı ve özel diyet gerektiren bir hastalık durumunun olup olmadığı değerlendirilecek.
Değerlendirme için kişisel sağlık bilgi formunda kişinin kendisi, velisi veya vasisinin beyanı ile genel tıbbi muayene esas alınacak. Hekim tarafından gerek görülmesi hâlinde gerekli tetkikler istenecek. Kişinin bulaşıcı hastalıklara yönelik aşı eksiklikleri bulunması hâlinde bilgilendirme yapılacak. Aşılama durumundaki eksiklikler raporda da belirtilecek.
Bu düzenleme; çocuk kuruluşuna yeni kabul edilecek her çocuk için sistematik bir sağlık taraması yapılmasını zorunlu kılıyor. Kuruluşa gelen çocuğun bulaşıcı hastalık durumu, ruhsal sağlık durumu ve özel beslenme gereksinimleri artık standart bir formatla kayıt altına alınacak. Bu bilgiler hem diğer çocukların korunması hem de bakım planının oluşturulması açısından kritik önem taşıyor.
ÇOCUKLARA AİT SAĞLIK RAPORLARINDA VELİ VE VASİ ROLÜ
Yönetmelik, 18 yaşından küçük çocuklara ilişkin tüm sağlık raporu işlemlerinde velinin veya vasinin aktif rol almasını zorunlu kılıyor. Bu durum, çocuk kuruluşlarında kalan ve velisi bulunmayan ya da velayeti kuruma devredilmiş çocuklar açısından ayrı bir önem taşıyor.
Yönetmeliğin 6. maddesine göre sağlık kurulu raporu talep eden kişiler rapor vermeye yetkili sağlık kuruluşuna rapor istek nedenini belirten dilekçe ile başvuruyor. Kısıtlılık kararı olanların vasisi, 18 yaşından küçüklerin ise vasisi veya velisi ile birlikte başvurması zorunlu tutuluyor.
Yönetmeliğin 5. maddesine göre Bakanlığın elektronik kişisel sağlık sistemine giriş yapabilen kişinin 18 yaşından küçük olması hâlinde vasisi veya velisinin sistem üzerinde beyan ettiği bilgilerle birlikte hastalık tanıları, ilaç raporu ile kullanmakta olduğu ilaçlar, sağlık raporları ve aşılama gibi bilgiler sistem tarafından değerlendiriliyor.
Yönetmeliğin 7. maddesine göre sağlık raporu düzenlenecek çocuklar dahil tüm kişilerin fotoğrafı, bilgisayara entegre kamera veya fotoğraf çekme özelliği bulunan taşınabilir cihazlar ile kurul sekretaryası tarafından çekilerek sisteme aktarılacak. Ayrıca 15 yaşından küçüklerin kimlik kartında fotoğraf bulunma zorunluluğu bulunmadığından görevli personel, çocuğun doğru kişi olduğuna dair gerekli incelemeleri bizzat yapacak.
Yönetmeliğin 6. maddesinin beşinci fıkrasına göre e-Devlet üzerinden düzenlenenler hariç olmak üzere kişisel sağlık bilgi formu sağlık hizmeti sunucusunda muhafaza edilecek.
Çocuk kuruluşları açısından bu düzenlemelerin anlamı şu: Kuruluşta kalan ve velayeti devlet kurumunda bulunan ya da vasi atanmış çocuklar için sağlık raporu süreçlerini kurumun yetkili personeli veya kurum vasisi yürütmek zorunda. Bu konudaki idari sorumluluk belirsiz kalmamalı; her çocuk için hangi yetkililerin bu süreçleri yürüteceği açıkça belirlenmiş olmalı.
ÇOCUKLAR İÇİN EVDE EĞİTİM VE ÖĞRENİM YERİ DEĞİŞİKLİĞİ SAĞLIK RAPORU
Yönetmeliğin 32. maddesi, zorunlu öğrenim çağındaki özel eğitim ihtiyacı olan çocukları doğrudan ilgilendiriyor. Bu madde, ASHB bünyesindeki çocuk kuruluşlarında kalan ve eğitim hayatına devam eden çocuklar açısından kritik bir düzenleme içeriyor.
Bu sağlık raporları, zorunlu öğrenim çağındaki özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden sağlık problemi sebebiyle en az on iki hafta süreyle örgün eğitim kurumlarından veya özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden yararlanamayacağı ya da yararlanması durumunda sağlığı açısından risk oluşturacağı veya örgün eğitime katılımın tıbben mümkün olmadığı hâllerde velinin yazılı talebi üzerine üç hekimli sağlık kurulunda düzenlenecek.
Raporda hastanın örgün eğitime devam edemeyeceği süre, devam etmesi hâlinde oluşacak sağlık riskleri ve örgün eğitime katılmamasının tıbbi gerekçesi belirtilecek. Raporda ayrıca öğrencinin hastalığının gerektirdiği uygun yaşam koşulları, tedavisi için ihtiyaç duyulan uzmanlık dalları, tedavisinin yürütüleceği sağlık tesisinin nitelikleri ile sürekli olarak başkasının yardımına veya bakımına ihtiyaç duyup duymadığı hususları gibi ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetleri ve yaşam koşulları da belirtilecek.
Öğrenciye sağlık mazereti sebebiyle öğrenim yeri değişikliği sağlık raporu verilebilmesi için hastalık tanısının Bakanlıkça yayımlanmış tanılar arasında olması gerekecek.
Bu düzenleme, özellikle çocuk evlerinde kalan ve kronik hastalığı veya engel durumu olan çocuklar için eğitim hakkına erişim süreçlerinde belirleyici bir rol oynuyor. Kuruluşlarda görev yapan sosyal çalışmacılar ve çocuk gelişimcilerin bu rapor süreçlerini yakından takip etmesi gerekiyor.
ÇOCUKLAR İÇİN KİMLİK TESPİTİ VE FOTOĞRAF ZORUNLULUĞU: KURUM PERSONELİNE YENİ SORUMLULUK
Yönetmeliğin 7. maddesi, sağlık hizmeti sunumunda kimlik tespitini düzenliyor ve bu düzenleme çocuk kuruluşu personelini doğrudan ilgilendiriyor.
Kimlik tespitinin; başvuru, muayene, kan veya laboratuvar numunesi verilmesi, görüntüleme hizmetleri dahil tüm süreçlerde hizmet sunan personel tarafından yapılması zorunlu tutuluyor. Sağlık hizmet sunumunda görevli tüm personel, kimlik tespitinin doğru şekilde yapılabilmesi için sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlü.
15 yaşından küçüklerin kimlik kartında fotoğraf bulunma zorunluluğu bulunmadığından görevli personel, çocuğun doğru kişi olduğuna dair gerekli incelemeleri yapacak. Yani çocuk kuruluşundan sağlık hizmetine götürülen küçük bir çocuğun kimliğinin doğrulanması sorumluluğu fiilen kurum personeline düşüyor.
Sağlık raporu düzenlenecek çocuklar dahil tüm kişilerin fotoğrafı, bilgisayara entegre kamera veya fotoğraf çekme özelliği bulunan taşınabilir cihazlar ile kurul sekretaryası tarafından çekilerek sisteme aktarılacak. Muayene, numune verme ve radyolojik görüntüleme aşamalarında başvuran kişilerin sistemde yer alan dijital fotoğrafı yardımıyla kimlik doğrulama işlemi yapılacak.
Öğrencilerin e-Devlet üzerinden aldıkları belgeler, yasal kimlik belgeleriyle teyit edildikten sonra öğrencilik işlemlerine esas sağlık raporlarında kabul edilecek. Ancak bu belgeler e-Devlet üzerindeki belge doğrulama ekranından doğrulanacak.
ÇOCUK KURULUŞLARINA YENİ İŞE ALACAK PERSONEL İÇİN ATAMAYA ESAS RAPOR
Yönetmeliğin 31. maddesi, atamaya esas sağlık kurulu raporlarını düzenlerken çocuk bakımı alanında çalışacak personele özel bir vurgu yapıyor.
Sağlık, eğitim, çocuk bakımı, yaşlı bakımı gibi toplu yaşam alanlarında çalışacak kişiler için bulaşıcı hastalık risk değerlendirmesine esas olmak üzere kişinin aşılama durumu, raporda yer verilmemek suretiyle hekim tarafından tetkik edilecek.
Bu hükmün pratikte anlamı şu: Çocuk evine, sevgi evine veya çocuk destek merkezine bakım görevlisi, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı veya herhangi bir unvanda personel olarak atanacak kişinin aşılama eksiği varsa bu durum hekim tarafından tespit edilecek ve kişi bilgilendirilecek. Bu bilgi atamaya engel olarak raporun içine yazılmayacak; ancak ilgili birimin bu konudan haberdar olması sağlanacak.
Ayrıca atamaya esas raporlarda kişinin psikiyatrik rahatsızlığı varsa bu rahatsızlığın görevini yapmasına engel olup olmadığı raporda açıkça yazılacak. Çocuk koruma hizmetleri gibi yoğun duygusal emek gerektiren ve travmatik olgularla karşılaşmanın sık olduğu alanlarda bu değerlendirme, hem çocukların güvenliği hem de personelin kendi sağlığı açısından büyük önem taşıyor.
ÇOCUKLAR İÇİN ENGELLİ SAĞLIK KURULU RAPORLARINDA YENİ DÜZENLEME
Yönetmeliğin 13. maddesi engelli sağlık kurulu raporlarını yeniden düzenlemiş olup bu madde ASHB bünyesindeki engelli çocukları da kapsıyor.
Terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporları hariç olmak üzere üç aydan kısa süreli hastanede yatarak tedavisi devam eden kişiler ile yoğun bakımda tedavisi devam eden kişiler için engelli sağlık kurulu raporu düzenlenmeyecek. Ancak yatarak tedavisi sonrası taburculuğu planlanan hastalara, taburculuk öncesinde talep hâlinde engelli sağlık kurulu raporu düzenlenebilecek.
Bu düzenleme; hastanede yatmakta olan engelli çocuklar için kurum personelinin veya vasinin taburculuk öncesinde rapor sürecini başlatmasını zorunlu kılıyor. Kuruluş idarecilerinin bu konuyu takip eden bir mekanizma kurması gerekiyor.
ÇOCUKLARA VERİLEN SAĞLIK RAPORLARINDA İÇERİK KISITLAMASI
Yönetmeliğin 8. maddesinin beşinci fıkrası, tüm sağlık raporları için geçerli olmakla birlikte çocuklara düzenlenen raporlar açısından özellikle önemli bir kural koyuyor.
Sağlık raporları kural olarak sadece sağlık durumunu yansıtacak. Raporun hangi amaçla alındığı, mevzuatta o amaç için özel bir sağlık kriteri yoksa veya Bakanlık izni mevcut değilse, rapora eklenemeyecek. Sağlık kurulu veya hekim, düzenlediği sağlık raporlarında raporun alınma amacını belirten özel bir ibareye yer veremeyecek; yalnızca ilgili mevzuatta o raporun alınma amacı için özel bir sağlık kriteri belirlenmişse veya Bakanlık tarafından bu özel ifadenin rapora eklenmesi uygun görülmüşse bu ibareye yer verilebilecek.
Sağlık raporuna kişinin sağlık durumu ile ilgili bilgiler ve fonksiyon kaybı yaşadığı alanlar yazılacak. Bu fonksiyon kayıplarının hangi işlerle ilgili olduğu ve hangi işlere mani olduğu bilgisine raporda yer verilmeyecek.
Bu kural; çocuklara ilişkin raporlarda hekim görüşünün yalnızca tıbbi değerlendirmeyle sınırlı tutulmasını, sosyal veya hukuki değerlendirmelerin ise ilgili kurum ve kişilere bırakılmasını sağlıyor. Çocuk kuruluşu personeli ve idare, rapordan beklediği bilginin ilgili mevzuatta açıkça tanımlanmış olması gerektiğini bilmeli.
UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİ: ÇOCUK KURULUŞLARI İÇİN SINIRLI UYGULAMA
Yönetmeliğin 65. maddesi uzaktan sağlık hizmeti kapsamında rapor düzenlenmesine olanak tanıyor. Ancak bu düzenleme çocuk kuruluşları açısından sınırlı bir kullanım alanı sunuyor.
Sağlık hizmet sunucusuna bağlı hekimler tarafından uzaktan sağlık hizmetinin elverdiği ölçüde muayene, gözlem, izlem ile sağlık raporu düzenlenebilecek. Kimlik tespiti resmî belgelerle görüntülü olarak yapılacak. Durum bildirir sağlık raporları, evde sağlık hizmetlerindeki hastalar dışında uzaktan değerlendirme ile düzenlenemeyecek. İlk defa düzenlenecek sağlık raporları uzaktan değerlendirme ile düzenlenemeyecek. Raporun düzenlenmesi belirli bir tetkik veya görüntüleme sonucuna bağlıysa bu tetkik ve görüntüleme işleminin yapılmış olması gerekecek.
Bu çerçevede çocuk kuruluşlarındaki bireyler için ilk kez düzenlenecek raporlar mutlaka yüz yüze muayene ile alınmak zorunda. Uzaktan yöntem yalnızca takip niteliğindeki, tetkiksiz ve daha önce düzenlenmiş bir raporun devamı niteliğindeki sınırlı durumlarda kullanılabilecek.
RAPORLARIN GEÇERLİLİĞİ VE YENİLENMESİ: ÇOCUK KURULUŞLARI İÇİN PRATİK SONUÇLAR
Yönetmeliğin 66. maddesi raporların geçerlilik süresini netleştiriyor.
Sürekli ibareli olarak düzenlenenler dışındaki durum bildirir sağlık raporları, hekimlerce aksine bir tarih belirtilmediği durumlarda bir yıl boyunca geçerli olacak. Bir mesleğin veya işin sürekli olarak yapılamayacağını ifade eden ve itiraz aşamaları tamamlanarak kesinleşen sağlık kurulu raporları için ilgili mevzuattaki sağlık kriterlerinde değişiklik olmadıkça veya kişinin sağlık durumunda iyileşme olduğuna dair hekim kararı bulunmadıkça aynı amaçla yeni bir rapor düzenlenmeyecek.
Bu kural, özellikle engelli çocukların bakım planlarına esas raporlar açısından önemli. Daha önce kesinleşmiş bir engelli sağlık kurulu raporunu gereksiz yere yeniletmeye çalışmak hem kişiyi hem aileyi ya da vasisi konumundaki kurumu gereksiz prosedüre sürüklüyor. Yönetmelik bu konuda net bir güvence getiriyor.
YENİ İŞE GİRECEK PERSONEL İÇİN ATAMAYA ESAS SAĞLIK KURULU RAPORU
ASHB’ye ilk kez atanacak ya da naklen geçiş yapacak personelin önünde artık daha kapsamlı bir sağlık kurulu süreci var. Yönetmeliğin 31. maddesi bu konuyu açıkça düzenliyor.
Atamaya esas sağlık raporları tam teşekküllü sağlık kurulunda düzenlenecek. Tam teşekküllü sağlık kurulu; iç hastalıkları, genel cerrahi, göz hastalıkları, kulak burun boğaz, nöroloji, ruh sağlığı ve hastalıkları ile fiziksel tıp ve rehabilitasyon veya ortopedi ve travmatoloji uzmanlarından oluşuyor. Raporun tamamlanması için başvuru tarihinden itibaren en fazla 30 gün süre tanınıyor.
Çocuk bakımı, yaşlı bakımı, engelli bakımı gibi toplu yaşam ve bakım alanlarında çalışacak personel için özel bir kural geliyor: Bulaşıcı hastalık riski değerlendirmesine esas olmak üzere kişinin aşılama durumu hekim tarafından tetkik edilecek. Bu bilgi raporun içinde yer almayacak; ancak hekim tarafından kontrol edilmesi zorunlu tutulacak. Yani bakım işçisi olarak işe girecek bir kişinin aşı durumu artık sistematik olarak incelenecek.
Mesleğe özel sağlık kriteri belirlenmemişse raporda “bu kişi bu işi yapamaz” gibi bir ibare yer almayacak. Ancak psikiyatrik bir rahatsızlık varsa bu rahatsızlığın görevi yapmayı engelleyip engellemediği açıkça yazılacak. Raporlarda verilen kararların yalnızca tıbbi görüş niteliği taşıdığı, kişinin eğitim veya beceri yeterliliğini kapsamadığı da hükme bağlandı. Bu madde, özellikle bakım hizmetleri gibi alanlarda “sağlık raporu olumlu ama kurum atamayı reddetti” tartışmalarını önlemeye yönelik.
TOPLU YAŞAM ALANLARINDA KALANLAR İÇİN RAPOR: KURUM ÇALIŞANLARINA DOLAYLI ETKİ
Yönetmeliğin 33. maddesi, yaşlı bakım merkezleri, huzurevleri, kadın konukevleri ve yurtlar gibi toplu yaşam alanlarında kalmak amacıyla düzenlenecek raporları düzenliyor. Bu raporlar Bakanlıkça belirlenen durum bildirir tek hekim sağlık raporu formatında düzenlenecek.
Raporlarda değerlendirilecek konular şunlar: kişinin bulaşıcı hastalığının olup olmadığı, aktif alkol veya madde kullanımı, ruhsal hastalık durumu, fiziksel bir fonksiyon kaybı ve özel diyet gerektiren hastalık durumu. Aşılama durumundaki eksiklikler de raporda belirtilecek.
Bu düzenleme ASHB çalışanlarını nasıl etkiliyor? Kuruma yeni kabul edilecek bireyler için zorunlu hale gelen bu sağlık değerlendirmesi, bakım çalışanlarının hem görev tanımını hem iş yükünü doğrudan etkileyecek. Raporlarda tespit edilen bulaşıcı hastalık veya özel bakım gereksinimleri, çalışanların hangi bireyle nasıl çalışacağını belirleyecek. Özellikle enfeksiyon riski taşıyan bireylerle aynı ortamda çalışan personel açısından bu durum iş sağlığı güvenliği kapsamında değerlendirilmeli.
ENGELLİ BAKIM MERKEZLERİNDE ÇALIŞAN PERSONELE ETKİSİ: ENGELLİ SAĞLIK KURULU RAPORLARINDA YENİ ESASLAR
ASHB’nin engelli bakım merkezlerinde çalışan personel, hizmet verdikleri bireylerin engelli sağlık kurulu raporlarına ilişkin yeni düzenlemelerden de doğrudan etkileniyor. Yönetmeliğin 13. maddesi engelli sağlık kurulu raporlarını kapsamlı biçimde yeniden düzenliyor.
Artık engelli sağlık kurulu raporlarının açıklama kısmına “özel tertibatlı araç kullanması gerekir”, “otomatik vitesli araç kullanabilir” gibi ibareler yazılmayacak; bu konudaki karar yetkisi sürücü komisyonuna bırakılıyor. Hem alt hem üst ekstremitede engeli bulunan durumlarda her bir engel türü, yönü ve oranı ayrı ayrı belirtilecek. Raporun “Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar” bölümünde engel puanı verilen kişilerin ayırt etme gücünün olup olmadığı ayrıca belirtilecek. Üç aydan kısa süreli hastanede yatarak tedavisi devam eden ya da yoğun bakım hastası olan bireyler için bu süreçte engelli sağlık kurulu raporu düzenlenmeyecek; ancak taburculuk planlananlar için taburculuk öncesinde rapor talep edilebilecek.
Bu değişiklikler, engelli bakım merkezlerindeki çalışanları nasıl etkiliyor? Bakımını üstlendikleri bireylerin raporlarının daha ayrıntılı ve standart hale gelmesi, bakım planlamasını ve bireysel destek süreçlerini daha sağlıklı temellere oturtacak. Öte yandan bakım planı güncellemesi gereken bireyler için yeni rapor süreçlerinin başlatılması gerekebilir.
MEVCUT ÇALIŞANLARIN İSTİRAHAT RAPORLARI: EN KRİTİK DEĞİŞİKLİK
ASHB personelini en doğrudan etkileyen değişiklik, istirahat raporlarına ilişkin yeni sınırlamalar. Yönetmeliğin 12. maddesi bu konuda net sınırlar çiziyor.
Tek hekim başına en fazla 10 gün: Tek hekim raporu ile bir defada en çok 10 gün istirahat raporu verilebilecek. Kontrol muayenesi öngörülmüşse kontrol sonrasında tekrar en çok 10 gün daha verilebilecek.
10 günü aşan sürelerde sağlık kurulu zorunlu: Kontrol muayenesi sonrasında hastalığın devam etmesi nedeniyle 10 günü aşan istirahat raporları artık tek hekim tarafından değil, sağlık kurulunca verilmek zorunda.
Yıllık 40 gün tavanı: Bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından aynı kişiye verilebilecek istirahat raporlarının toplamı 40 günü geçemeyecek. Bu 40 günü aşan durumlarda sağlık kuruluna başvurulması zorunlu hale geliyor.
İstirahat raporunda ücret alınamaz: İstirahat raporları muayenenin bir parçası sayılacak ve ayrıca ücret talep edilemeyecek.
Taburculuk sonrası işe dönüş: Yatarak tedaviden taburcu olan personelin, taburculuk tarihinin ertesi iş günü göreve başlaması gerekiyor. Taburculuk esnasında düzenlenen istirahat raporunun başlangıç tarihi olarak taburculuk tarihi esas alınıyor.
Takvim günü hesabı: İstirahat raporunda gün hesabı takvim gününe göre yapılacak. Mesai sonrası verilen raporun birinci günü o günün 23.59’unda sona eriyor; dolayısıyla saat 17.00’de alınan rapor, o günün akşamını ve ertesi günleri kapsıyor, sıfırdan başlamıyor.
Bu düzenleme, özellikle vardiyalı ve gece mesaili çalışan bakım personeli açısından kritik. Ağır fiziksel iş koşullarında çalışan; ergonomik sorunlar, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ve tükenmişlik sendromuyla karşı karşıya kalan bakım işçilerinin yıl içinde 40 günlük sınıra oldukça hızlı ulaşabileceği göz önünde bulundurulduğunda, bu kural hem bireysel çalışanlar hem de sendika temsilcileri açısından yakından izlenmeli.
İSTİRAHAT RAPORLARINA KURUM İTİRAZI: YENİ PROSEDÜR
Kurumların personelin istirahat raporlarına itiraz edebileceği durumlar ve prosedürler de yeniden belirlendi. Yönetmeliğin 56. maddesi bu süreci düzenliyor.
İstirahat raporunun fenne uygunluğu konusunda tereddüt bulunması ve raporun tek seferde 2 günü ya da yıl içinde toplamda 5 günü aşması hâlinde kurum doğrudan hakem hastaneye sevk yapabiliyor.
İtiraz sürecinde kişi, hakem hastaneye sevk yazısıyla birlikte doğrudan ilgili hastaneye müracaat ediyor. Hakem hastanenin sağlık kurulunca verilen karar kesin; bu karara itiraz edilemiyor. Kamu kurum ve kuruluşlarında görevde bulunan kamu personelinin istirahat raporlarına kurumlarınca yapılan itiraz hâlinde herhangi bir ücret talep edilmeyecek.
ASHB için bu ne anlama geliyor? Bakanlık veya hizmet aldığı taşeron firma bünyesindeki yöneticiler, şüpheli buldukları istirahat raporlarını 5 günü aşan durumlarda itiraz yoluyla hakem hastaneye taşıyabilecek. Bu durum, özellikle kronik rahatsızlıkları olan ve düzenli istirahat kullanan çalışanlar açısından baskı unsuru oluşturmaması için sendikaların dikkatli izlemesi gereken bir alan.
REFAKAT İZNİ SAĞLIK KURULU RAPORU: AİLE VE ÇOCUK HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARA ETKİ
Yönetmeliğin 29. maddesi refakat iznine esas sağlık kurulu raporlarını düzenliyor. Bu düzenleme; çocuk bakım, engelli bakım veya yaşlı bakım hizmetlerinde çalışırken aynı zamanda hasta yakını olma durumundaki personeli de etkiliyor.
Refakat iznine esas sağlık kurulu raporları üç hekimli sağlık kurulunda düzenlenecek. Raporda; hastanın ICD tanıları, genel sağlık durumu, refakati gerektiren tıbbi sebepler, refakat edilmediği takdirde hayati tehlikenin bulunup bulunmadığı ve sürekli yakın bakımın gerekip gerekmediği açıkça belirtilecek.
Rapor en fazla üç ay süreli düzenlenebilecek; kurul gerekli gördüğünde en fazla üç ay daha uzatılabilecek. Aynı kişiye aynı tanıda düzenlenecek ücretli refakat izni sağlık kurulu raporlarının geçerlilik süresi toplamda altı ayı geçemeyecek.
SAĞLIK DURUM BELGESİ UYGULAMASI: RUTIN İŞ VE İŞLEMLERDE KOLAYLIK
ASHB personelinin kuruma sunmak zorunda olduğu çeşitli sağlık raporları için artık önce e-Devlet üzerinden sağlık durum belgesi talep edilecek. Eğer sistem bu belgeyi otomatik olarak üretebiliyorsa kişi muayeneye gitmeden belgeyi alabilecek.
Bu uygulama; periyodik kontroller, sürücü ehliyeti yenileme, spor lisansı gibi rutin işlemlerde zaman ve iş gücü kaybını önemli ölçüde azaltacak. Özellikle şehir merkezinden uzak, ulaşımı güç kurumlarda çalışan bakım personeli için bu kolaylık pratik bir fayda sağlıyor.
Ancak dikkat edilmesi gereken bir husus var: Sistem entegrasyonu, yönetmeliğin yayım tarihinden itibaren en fazla bir yıl içinde tamamlanacak. Bu süre içinde sağlık durum belgesiyle ilgili hükümler uygulanmaksızın mevcut düzene devam edilecek.
SAHTE RAPOR VE USULSÜZ DÜZENLEMEYE AĞIR YAPTIRIM: ÇALIŞANLARI DA KAPSAYAN SORUMLULUK
Yönetmeliğin 69. maddesi, gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesine son derece ağır yaptırımlar öngörüyor. Gerçeğe, fenne ve usule aykırı olarak düzenlendiği tespit edilen sağlık raporları geçersiz sayılarak iptal ediliyor. İlgililer hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesi (resmi belgede sahtecilik) ve 210. maddesi (özel belgede sahtecilik) kapsamında suç duyurusunda bulunuluyor. Disiplin işlemi uygulanmak üzere meslek kuruluşuna ve görev yapılan kamu kurumuna bildirim yapılıyor.
Kamu görevlileri için ayrı bir hüküm de dikkat çekici: Görevini, yetkisini ve sorumluluğunu bu yönetmelikte belirtilen ilkelere uygun olarak yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında tabi oldukları mevzuat gereğince disiplin hükümleri uygulanacak. Hatalı işlem nedeniyle kamu zararı oluşmuşsa sorumluluğuna rücu hakkı saklı kalacak.
Bu hüküm, sahte ya da usulsüz yollarla rapor alarak izin kullanan personeli olduğu kadar bu süreci bilerek görmezden gelen idari amirleri de kapsamakta.
UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİ: KIRSAL KURUMLARDA ÇALIŞANLARA AVANTAJ
İl merkezlerinden uzakta, kırsal bölgelerdeki çocuk evleri veya yaşlı bakım tesislerinde çalışan ASHB personeli için uzaktan sağlık hizmeti kapsamında rapor düzenlenmesi mümkün hale geliyor. Buna göre sağlık hizmet sunucusuna bağlı hekimler tarafından uzaktan muayene, gözlem ve izlem yoluyla sağlık raporu düzenlenebilecek. Kimlik tespiti görüntülü ve resmî belgelerle yapılacak. İlk defa düzenlenecek sağlık raporları ile belirli tetkik veya görüntülemeye bağlı raporlar uzaktan düzenlenmeyecek.
Engelli Bakım Merkezlerine Yeni İşe Alacak Personel İçin Atamaya Esas Rapor
Yönetmeliğin 31. maddesi, atamaya esas sağlık kurulu raporlarını düzenlerken engelli bakım alanında çalışacak personele yönelik özel bir yükümlülük getiriyor.
Sağlık, eğitim, çocuk bakımı, yaşlı bakımı gibi toplu yaşam alanlarında çalışacak kişiler için bulaşıcı hastalık risk değerlendirmesine esas olmak üzere kişinin aşılama durumu, raporda yer verilmemek suretiyle hekim tarafından tetkik edilecek. Atamaya esas raporlarda mesleğe özel sağlık kriterleri belirlenmemişse o mesleğin yapılıp yapılamayacağına dair özel ibareye yer verilmeyecek. Ancak kişinin psikiyatrik rahatsızlığı varsa bu rahatsızlığın görevini yapmasına engel olup olmadığı açıkça yazılacak.
Engelli bakım hizmetleri yoğun fiziksel ve duygusal emek gerektiriyor. Bu nedenle atamaya esas raporlarda psikiyatrik değerlendirmenin doğru ve eksiksiz yapılması, hem çalışanın kendisi hem de hizmet verdiği bireyler açısından büyük önem taşıyor.
Engelli Bakım Personelinin İstirahat Raporlarında Yeni Sınırlar
Yönetmeliğin 12. maddesi mevcut tüm kamu çalışanlarını ilgilendiren istirahat raporu kısıtlamalarını getiriyor. Ağır fiziksel iş yükü altında çalışan engelli bakım personeli açısından bu kısıtlamalar özellikle önem kazanıyor.
Tek hekim raporu ile bir defada en çok on gün istirahat raporu verilebilecek. İstirahat raporunda kontrol muayenesi öngörülmüşse kontrol muayenesi sonrasında tek hekim tarafından en çok on gün daha istirahat raporu verilebilecek. Kontrol muayenesi sonrası hastalığın devam etmesi sebebiyle verilecek hastalık istirahat raporlarının on günü aşması durumunda bu raporun sağlık kurulunca verilmesi zorunlu olacak. Bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından aynı kişiye verilecek istirahat raporlarının toplamı kırk günü geçemeyecek.
Engelli bireylerle sürekli fiziksel temas hâlinde çalışan, ağır kaldırma ve taşıma işleri yapan bakım personelinin kas iskelet sistemi rahatsızlıklarına bağlı istirahat kullanımının yoğun olduğu bilinen bir gerçek. Bu çalışanların yılda kırk günlük tek hekim sınırına hızla ulaşabileceği göz önüne alındığında, kırk günü doldurmadan sağlık kuruluna başvurmanın planlanması gerekiyor.
İstirahat raporları muayenenin bir parçası olduğundan ayrıca istirahat raporu ücreti adı altında herhangi bir ücret talep edilemeyecek.
YAŞLI BAKIM MERKEZLERİ, HUZUREVLERİ VE ÇALIŞANLARI
Huzurevine Yeni Kabul Edilecek Yaşlı Bireyler İçin Sağlık Raporu
Yönetmeliğin 33. maddesi kapsamında huzurevine veya yaşlı bakım merkezine yeni kabul edilecek her birey için standart formatta sağlık raporu alınması zorunlu hale geliyor. Bu raporda değerlendirilecek başlıca konular şunlar: kişinin bulaşıcı hastalık durumu, aktif alkol veya madde kullanımı, ruhsal hastalık durumu, fiziksel fonksiyon kaybı ve özel diyet gerektiren hastalık varlığı.
Değerlendirmede kişinin kendisinin, velisinin veya vasisinin beyanı ve genel tıbbi muayene esas alınacak. Gerektiğinde tetkikler istenebilecek. Aşı eksiklikleri varsa bilgilendirme yapılacak ve bu durum raporda belirtilecek.
Bu düzenleme huzurevi idarecileri ve sorumlu sağlık personeli açısından yeni bir idari yükümlülük doğuruyor. Kabul öncesi sağlık raporu alınmadan hiçbir bireyin kuruluşa yerleştirilmemesi gerekiyor. Raporda tespit edilen özel diyet veya fiziksel bakım gereksinimleri, kurum içi bakım planının hazırlanmasında doğrudan belirleyici olacak.
Yaşlılara Yönelik Refakat İznine Esas Sağlık Kurulu Raporu
Yönetmeliğin 29. maddesi, refakat iznine esas sağlık kurulu raporlarını yeniden düzenliyor. Bu düzenleme; huzurevinde kalan yaşlı bir yakını için refakat izni kullanmak isteyen kamu çalışanlarını doğrudan ilgilendiriyor.
Refakat iznine esas sağlık kurulu raporları üç hekimli sağlık kurulunda düzenlenecek. Raporda hastanın ICD tanıları ve tanıları, genel sağlık durumu, refakati gerektiren tıbbi sebepler, refakat edilmediği takdirde hayati tehlikenin bulunup bulunmadığı, birden fazla tanı varsa hangi tanının hayati tehlike kapsamında değerlendirildiği, sürekli ve yakın bakımın gerekip gerekmediği ve varsa refakat edecek kişinin taşıması gereken özel nitelikler açıkça ifade edilecek. Raporda “refakat izni kullanması uygundur” veya “refakat izni kullanması uygun değildir” şeklinde bir karara ya da refakat izni kullanacak kişinin isim ve kimlik bilgilerine yer verilmeyecek. Refakat izninin aynı anda tek kişi tarafından kullanılması zorunlu olacak.
Refakat iznine esas sağlık kurulu raporu bir defada en fazla üç ay süreli düzenlenebilecek. Bu raporun geçerlilik süresi kurul tarafından gerek görülmesi hâlinde en fazla üç ay daha uzatılabilecek. Bu sürenin sonunda ücretsiz refakat izni için genel durum değerlendirmesi amacıyla durum bildirir sağlık kurulu raporu düzenlenecek. Aynı kişiye aynı tanıda düzenlenecek ücretli refakat izni sağlık kurulu raporlarının geçerlilik süresi toplamda altı ayı geçemeyecek.
Yaşlı Bakım Personelinin İstirahat Raporlarında Kırk Gün Sınırı
Yaşlı bakım hizmetleri; ağır kaldırma, pozisyon değiştirme, yıkama ve günlük yaşam aktivitelerinde sürekli fiziksel destek gerektiren yoğun bir iş kolu. Bu koşullarda çalışan personelin bel, omuz ve diz rahatsızlıklarına bağlı istirahat kullanımı oldukça yaygın.
Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca tek hekim tarafından bir yılda verilebilecek toplam istirahat süresi kırk günle sınırlı tutuluyor. Bu sınırın aşılması durumunda sağlık kuruluna başvurulması zorunlu. Kontrol muayenesini takiben de devam eden hastalıklarda on günlük sınır aşılıyorsa yine sağlık kurulu kararı şart.
Yaşlı bakım personelinin bu sınırı özellikle kronik kas iskelet sorunları nedeniyle hızla doldurabildiği değerlendiriliyor. Söz konusu personelin yılın ortasına gelmeden sağlık kuruluna sevk gereksinimi duyması hâlinde sürecin zamanında başlatılması büyük önem taşıyor.
Yaşlı Bakım Merkezine Yeni Atanacak Personel: Aşılama Kontrolü Zorunlu
Yönetmeliğin 31. maddesi uyarınca yaşlı bakım alanında çalışacak personelin atamaya esas sağlık raporunda aşılama durumunun hekim tarafından kontrol edilmesi zorunlu. Bu bilgi raporun içine yazılmayacak; ancak ilgili branş hekimince mutlaka değerlendirilecek. Aşı eksikliği tespit edilmesi hâlinde kişi bilgilendirilecek.
Bu yükümlülük; özellikle bağışıklığı zayıf yaşlı bireylere hizmet veren personelin aşılama durumunun periyodik olarak gözden geçirilmesini sağlamaya yönelik. Kuruluş yöneticilerinin bu konuyu işe alım sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alması gerekiyor.
Sağlık Raporlarının İçeriğine Sınırlama: Tıbbi Görüş Dışına Çıkılamaz
Yönetmeliğin 8. maddesinin beşinci fıkrası, raporların içeriğini katı bir çerçeveye sokuyor. Sağlık raporları kural olarak sadece sağlık durumunu yansıtacak. Raporun hangi amaçla alındığı, mevzuatta o amaç için özel bir sağlık kriteri yoksa veya Bakanlık izni mevcut değilse rapora eklenemeyecek. Sağlık kurulu veya hekim, düzenlediği sağlık raporlarında raporun alınma amacını belirten özel bir ibareye yer veremeyecek. Sağlık raporuna kişinin sağlık durumu ile ilgili bilgiler ve fonksiyon kaybı yaşadığı alanlar yazılacak. Bu fonksiyon kayıplarının hangi işlerle ilgili olduğu ve hangi işlere mani olduğu bilgisine raporda yer verilmeyecek.
Bu kural; kuruluş idarecilerinin veya kuruma sevk yapan birimlerin rapordan beklediği bilginin, ancak ilgili mevzuatta açıkça tanımlanmış olması durumunda raporda yer alabileceği anlamına geliyor. Kurumsal işleyişin bu çerçeveye göre yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
E-Rapor Sistemi Zorunluluğu: Artık Kâğıt Rapor Geçersiz
Yönetmeliğin 67. maddesi açık bir hüküm getiriyor: e-Rapor sistemine aktarılamayanlar hariç ıslak imzalı olarak düzenlenen raporlar geçerli kabul edilmeyecek. Yani kâğıt üzerinde düzenlenip sisteme girilmeyen hiçbir sağlık raporu artık hukuki geçerlilik taşımayacak.
İstirahat raporları da e-Rapor sistemi doğrulama servisi üzerinden doğrulanabilecek ve kişilerce e-Devlet üzerinden görüntülenebilecek. Sistem üzerinden düzenlenen istirahat raporları için çıktı alınmasına gerek kalmayacak.
Bu düzenleme; kuruluş personelinin dışarıdan getirdiği kâğıt istirahat raporlarının sistem üzerinden doğrulanmasını zorunlu kılıyor. Kurum idari personelinin bu doğrulama işlemini rutin hale getirmesi gerekiyor.
Raporların Geçerlilik Süresi ve Yenilenmesi
Yönetmeliğin 66. maddesi raporların geçerlilik süresini netleştiriyor. Sürekli ibareli olarak düzenlenenler dışındaki durum bildirir sağlık raporları, hekimlerce aksine bir tarih belirtilmediği durumlarda bir yıl boyunca geçerli olacak. Bir mesleğin veya işin sürekli olarak yapılamayacağını ifade eden ve itiraz aşamaları tamamlanarak kesinleşen sağlık kurulu raporları için ilgili mevzuattaki sağlık kriterlerinde değişiklik olmadıkça veya kişinin sağlık durumunda iyileşme olduğuna dair hekim kararı bulunmadıkça aynı amaçla yeni bir rapor düzenlenmeyecek.
Kuruluş Personelinin Kuruma İtirazı: Beş Günlük Eşik
Yönetmeliğin 56. maddesi uyarınca bir personelin istirahat raporunun fenne uygunluğu konusunda kurumca tereddüt duyulması ve raporun tek seferde iki günü ya da yıl içinde toplamda beş günü aşması hâlinde kurum doğrudan hakem hastaneye sevk yapabiliyor. Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin istirahat raporlarına kurumlarınca yapılan itiraz hâlinde ücret talep edilmeyecek. Hakem hastanenin sağlık kurulunun kararı kesin olup bu karara itiraz edilemiyor.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.