WhatsApp
Grubumuza Katıl
WhatsApp Kanalı

ASHB’de 657’ye tabi çalışan Bakım Personellerinin statü sorunları ve talepleri

ASHB’de 657’ye tabi çalışan Bakım Personellerinin statü sorunları ve talepleri
Yayınlama: 01.06.2026
Düzenleme: 01.06.2026 17:29
A+
A-

ÖZET

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren çocuk evleri, çocuk destek merkezleri, huzurevleri, engelli bakım ve rehabilitasyon merkezleri ile diğer sosyal hizmet kuruluşlarında görev yapan bakım personeli, devletin koruma ve bakım hizmetlerinin sahadaki temel uygulayıcılarıdır. Buna rağmen söz konusu personel, uzun yıllardır 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında Yardımcı Hizmetler Sınıfı içerisinde “Hizmetli” unvanıyla istihdam edilmektedir. Bu durum, yürütülen hizmetin niteliği ile personelin hukuki ve mesleki statüsü arasında ciddi bir uyumsuzluk oluşturmaktadır.

Bu çalışmada bakım personelinin mevcut statü sorunu, görev tanımı belirsizlikleri, kariyer eksikliği, mali hak yetersizlikleri, psikososyal yükler ve kurumsal yönetim problemleri ele alınmıştır. Ayrıca bakım hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından gerekli görülen yapısal reformlar, mesleki statü değişiklikleri ve personel talepleri değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Sosyal Hizmetler, Bakım Personeli, Yardımcı Hizmetler Sınıfı, Hizmetli Kadrosu, Sosyal Bakım Teknikeri, Kamu Personel Reformu.


1. GİRİŞ

Sosyal devlet anlayışının en temel yükümlülüklerinden biri korunmaya muhtaç çocukların, yaşlı bireylerin ve engelli vatandaşların bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin etkin biçimde sunulmasıdır. Bu hizmetlerin başarısı yalnızca mevzuata veya fiziksel altyapıya değil, aynı zamanda doğrudan insanla çalışan bakım personelinin niteliğine ve motivasyonuna bağlıdır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda görev yapan bakım personeli; çocukların günlük yaşam becerilerinin geliştirilmesinden yaşlıların bakımına, engelli bireylerin rehabilitasyon süreçlerinden kriz yönetimine kadar çok yönlü görevler üstlenmektedir. Bu görevler fiziksel emeğin ötesinde psikolojik dayanıklılık, iletişim becerisi, gözlem yeteneği ve mesleki uzmanlık gerektirmektedir.

Ancak günümüzde bakım personelinin büyük bölümü halen “Hizmetli” kadrosunda değerlendirilmekte ve Yardımcı Hizmetler Sınıfı içerisinde yer almaktadır. Bu durum hem çalışanlar hem de hizmet alan bireyler açısından çeşitli sorunları beraberinde getirmektedir.


2. BAKIM HİZMETLERİNİN STRATEJİK ÖNEMİ

Bakım hizmetleri yalnızca bireyin fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması anlamına gelmemektedir.

Modern sosyal hizmet anlayışında bakım personeli;

  • Çocuğun gelişim sürecini takip eden,
  • Yaşlı bireyin yaşam kalitesini koruyan,
  • Engelli bireyin rehabilitasyonuna katkı sunan,
  • Kriz durumlarında ilk müdahaleyi gerçekleştiren,
  • İlaç ve sağlık takiplerini yapan,
  • Sosyal uyumu destekleyen,
  • Kurum yaşamının sürekliliğini sağlayan

temel insan kaynağıdır.

Dolayısıyla bakım personeli, sosyal hizmet sisteminin yardımcı unsuru değil, doğrudan ana aktörlerinden biridir.


3. MEVCUT SORUNLARIN ANALİZİ

3.1. Mesleki Statü ve Unvan Sorunu

Bakım personelinin karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan biri yaptığı iş ile taşıdığı unvan arasındaki uyumsuzluktur.

“Hizmetli” kavramı tarihsel olarak;

  • Temizlik,
  • Taşıma,
  • Destek hizmetleri,
  • Genel yardımcı işler

için oluşturulmuştur.

Oysa günümüzde bakım personeli;

  • Çocuk gelişimi,
  • Yaşlı bakımı,
  • Engelli rehabilitasyonu,
  • Psikososyal destek

gibi alanlarda uzmanlaşmış hizmet sunmaktadır.

Bu nedenle mevcut unvan, yürütülen mesleğin niteliğini yansıtmamaktadır.

Mesleki statü eksikliği çalışanlarda değersizlik hissi oluşturmakta, aidiyet duygusunu zayıflatmakta ve kurumsal motivasyonu düşürmektedir.


3.2. Eğitim ve Kadro Uyumsuzluğu

Sahada görev yapan çok sayıda personel;

  • Sosyal Hizmetler,
  • Çocuk Gelişimi,
  • Yaşlı Bakımı,
  • Engelli Bakımı,
  • İlahiyat,
  • Psikolojiye yakın alanlar

gibi ön lisans ve lisans programlarından mezundur.

Ancak bu eğitim birikimi kariyer sistemine yansımamakta ve personel resmî kayıtlarda “Hizmetli” olarak görünmeye devam etmektedir.

Bu durum devletin yetişmiş insan kaynağını etkin kullanamaması sonucunu doğurmaktadır.


3.3. Görev Tanımlarının Belirsizliği

Bakım personelinin görev alanları mevzuatta yeterince net tanımlanmamıştır.

Bu nedenle personel zaman zaman;

  • Yemek hazırlama,
  • Bulaşık yıkama,
  • Temizlik yapma,
  • Bahçe işleri,
  • Evrak taşıma

gibi bakım hizmetleriyle ilgisi olmayan işlerde görevlendirilmektedir.

Bu uygulama bakım hizmetlerinin kalitesini düşürmekte ve personelin uzmanlık alanına odaklanmasını engellemektedir.


3.4. Psikososyal Yük ve Tükenmişlik Sendromu

Bakım hizmetleri yüksek düzeyde duygusal emek gerektiren meslekler arasında yer almaktadır.

Bakım personeli;

  • Travmatik geçmişe sahip çocuklarla,
  • Demans ve Alzheimer hastalarıyla,
  • Ağır engelli bireylerle,
  • Psikiyatrik sorunlar yaşayan bireylerle

sürekli temas halindedir.

Bu durum zamanla tükenmişlik sendromu, stres bozuklukları ve mesleki yorgunluğa neden olmaktadır.

Buna karşın mevcut sistemde bakım personeline yönelik özel bir psikososyal destek mekanizması bulunmamaktadır.


3.5. Nöbet Sistemi ve Ağır Çalışma Koşulları

Bakım hizmetleri 24 saat esasına dayalı olarak yürütülmektedir.

Birçok kuruluşta personel;

  • Gece nöbetleri,
  • Uzun vardiyalar,
  • Bayram ve tatil günlerinde çalışma,
  • Acil durum müdahaleleri

gibi yoğun iş yükleri altında görev yapmaktadır.

Buna rağmen mevcut statü sistemi bu çalışma şartlarının ağırlığını yeterince karşılamamaktadır.


3.6. Personel Sirkülasyonu ve Kurumsal Kayıplar

Mesleki statü eksikliği ve kariyer imkanlarının yetersizliği nedeniyle kurumlarda personel devir oranları yükselmektedir.

Yüksek sirkülasyon;

  • Hizmet kalitesini düşürmekte,
  • Kurum hafızasını zayıflatmakta,
  • Eğitim maliyetlerini artırmakta,
  • Hizmet alan bireylerin güven ilişkilerini bozmaktadır.

Özellikle çocuk kuruluşlarında sık personel değişikliği, çocukların güvenli bağlanma süreçlerini olumsuz etkilemektedir.


4. HİZMET ALAN BİREYLERE ETKİLERİ

Bakım personelinin yaşadığı sorunlar yalnızca çalışanları değil hizmet alan bireyleri de doğrudan etkilemektedir.

Personel yetersizliği ve yüksek sirkülasyon;

  • Çocuklarda terk edilme hissini,
  • Yaşlılarda yalnızlık duygusunu,
  • Engelli bireylerde uyum problemlerini

artırabilmektedir.

Bu nedenle bakım personelinin güçlendirilmesi yalnızca çalışan hakları meselesi değil aynı zamanda sosyal hizmet kalitesi meselesidir.


5. ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

5.1. Sosyal Bakım Hizmetleri Meslek Sınıfı Kurulmalıdır

Bakım personeli için ayrı bir hizmet sınıfı oluşturulmalıdır.

Bu sınıf;

“Sosyal Bakım Hizmetleri Sınıfı”

olarak tanımlanabilir.

Böylece bakım hizmetlerinin profesyonel niteliği mevzuata yansıtılmış olacaktır.


5.2. Hizmetli Unvanı Kaldırılmalıdır

Bakım personelinin mevcut “Hizmetli” unvanı kaldırılmalıdır.

Bunun yerine;

  • Sosyal Bakım Teknikeri
  • Sosyal Bakım Görevlisi
  • Sosyal Bakım Uzmanı
  • Sosyal Bakım Sorumlusu

gibi çağdaş ve mesleği tanımlayan unvanlar kullanılmalıdır.


5.3. Yardımcı Hizmetler Sınıfından Çıkarılmalıdır

Bakım personeli;

  • Sağlık Hizmetleri Sınıfına veya
  • Yeni oluşturulacak Sosyal Bakım Hizmetleri Sınıfına

alınmalıdır.

Bu değişiklik hem hukuki hem mesleki açıdan gerekli görünmektedir.


5.4. Bakım Koordinatörlüğü Kadrosu İhdas Edilmelidir

Kurumlarda bakım hizmetlerinin yönetimi için “Bakım Koordinatörü” kadrosu oluşturulmalıdır.

Bu kadro;

  • Nöbet planlaması,
  • Hizmet koordinasyonu,
  • Personel yönetimi,
  • Kalite kontrol süreçlerinden

sorumlu olmalıdır.


5.5. Kariyer Basamakları Oluşturulmalıdır

Meslek içerisinde yükselme sistemi kurulmalıdır.

Örnek kariyer modeli:

Sosyal Bakım Görevlisi → Kıdemli Sosyal Bakım Görevlisi → Sosyal Bakım Uzmanı → Bakım Koordinatörü → Bölge Bakım Koordinatörü

Bu sistem personelin kendisini geliştirmesini teşvik edecektir.


5.6. Mali Haklar Güçlendirilmelidir

Bakım hizmetlerinin taşıdığı risk ve sorumluluk dikkate alınarak;

  • Risk tazminatı,
  • Nöbet tazminatı,
  • Psikososyal hizmet tazminatı,
  • Ek gösterge düzenlemesi,
  • Emeklilik iyileştirmeleri

hayata geçirilmelidir.


6. BAKIM PERSONELİNİN TEMEL TALEPLERİ

  1. Hizmetli unvanının kaldırılması.
  2. Yardımcı Hizmetler Sınıfından çıkarılma.
  3. Sosyal Bakım Teknikeri veya benzeri mesleki unvan verilmesi.
  4. Kariyer basamaklarının oluşturulması.
  5. Bakım Koordinatörlüğü kadrosunun kurulması.
  6. Görev tanımlarının netleştirilmesi.
  7. Yemek ve temizlik gibi yan görevlerin kaldırılması.
  8. Nöbet ve risk tazminatı verilmesi.
  9. Eğitim durumuna uygun kadro düzenlemelerinin yapılması.
  10. Mesleğin yasal olarak tanınması ve profesyonel statüye kavuşturulması.

SONUÇ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde görev yapan bakım personeli, sosyal devlet anlayışının sahadaki en kritik meslek gruplarından biridir. Ancak mevcut mevzuat yapısı, bakım hizmetlerinin profesyonel niteliğini yansıtmamakta ve personeli halen yardımcı hizmet anlayışı içerisinde değerlendirmektedir.

Günümüz sosyal hizmet uygulamalarının gereklilikleri dikkate alındığında; bakım personelinin ayrı bir meslek olarak tanımlanması, hizmetli unvanının kaldırılması, kariyer sisteminin kurulması, görev tanımlarının netleştirilmesi ve mali haklarının güçlendirilmesi kaçınılmaz bir reform ihtiyacı olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu reformların gerçekleştirilmesi yalnızca bakım personelinin mesleki onurunu iade etmeyecek; aynı zamanda çocukların, yaşlıların ve engelli bireylerin daha kaliteli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bakım hizmeti almasını sağlayacaktır. Sosyal hizmet sisteminin geleceği, bakım hizmetlerinin profesyonelleştirilmesi ve bu hizmeti sunan insan kaynağının hak ettiği değere kavuşturulmasına bağlıdır.

VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NDA GÖREV YAPAN 657 SAYILI KANUNA TABİ BAKIM PERSONELİNİN MESLEKİ STATÜ SORUNLARI, ÇALIŞMA KOŞULLARI VE YAPISAL REFORM İHTİYACI

ÖZET

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren çocuk evleri, çocuk destek merkezleri, huzurevleri, engelli bakım ve rehabilitasyon merkezleri ile diğer sosyal hizmet kuruluşlarında görev yapan bakım personeli, devletin koruma ve bakım hizmetlerinin sahadaki temel uygulayıcılarıdır. Buna rağmen söz konusu personel, uzun yıllardır 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında Yardımcı Hizmetler Sınıfı içerisinde “Hizmetli” unvanıyla istihdam edilmektedir. Bu durum, yürütülen hizmetin niteliği ile personelin hukuki ve mesleki statüsü arasında ciddi bir uyumsuzluk oluşturmaktadır.

Bu çalışmada bakım personelinin mevcut statü sorunu, görev tanımı belirsizlikleri, kariyer eksikliği, mali hak yetersizlikleri, psikososyal yükler ve kurumsal yönetim problemleri ele alınmıştır. Ayrıca bakım hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından gerekli görülen yapısal reformlar, mesleki statü değişiklikleri ve personel talepleri değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Sosyal Hizmetler, Bakım Personeli, Yardımcı Hizmetler Sınıfı, Hizmetli Kadrosu, Sosyal Bakım Teknikeri, Kamu Personel Reformu.


  1. GİRİŞ

Sosyal devlet anlayışının en temel yükümlülüklerinden biri korunmaya muhtaç çocukların, yaşlı bireylerin ve engelli vatandaşların bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin etkin biçimde sunulmasıdır. Bu hizmetlerin başarısı yalnızca mevzuata veya fiziksel altyapıya değil, aynı zamanda doğrudan insanla çalışan bakım personelinin niteliğine ve motivasyonuna bağlıdır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda görev yapan bakım personeli; çocukların günlük yaşam becerilerinin geliştirilmesinden yaşlıların bakımına, engelli bireylerin rehabilitasyon süreçlerinden kriz yönetimine kadar çok yönlü görevler üstlenmektedir. Bu görevler fiziksel emeğin ötesinde psikolojik dayanıklılık, iletişim becerisi, gözlem yeteneği ve mesleki uzmanlık gerektirmektedir.

Ancak günümüzde bakım personelinin büyük bölümü halen “Hizmetli” kadrosunda değerlendirilmekte ve Yardımcı Hizmetler Sınıfı içerisinde yer almaktadır. Bu durum hem çalışanlar hem de hizmet alan bireyler açısından çeşitli sorunları beraberinde getirmektedir.


  1. BAKIM HİZMETLERİNİN STRATEJİK ÖNEMİ

Bakım hizmetleri yalnızca bireyin fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması anlamına gelmemektedir.

Modern sosyal hizmet anlayışında bakım personeli;

  • Çocuğun gelişim sürecini takip eden,
  • Yaşlı bireyin yaşam kalitesini koruyan,
  • Engelli bireyin rehabilitasyonuna katkı sunan,
  • Kriz durumlarında ilk müdahaleyi gerçekleştiren,
  • İlaç ve sağlık takiplerini yapan,
  • Sosyal uyumu destekleyen,
  • Kurum yaşamının sürekliliğini sağlayan

temel insan kaynağıdır.

Dolayısıyla bakım personeli, sosyal hizmet sisteminin yardımcı unsuru değil, doğrudan ana aktörlerinden biridir.


  1. MEVCUT SORUNLARIN ANALİZİ

3.1. Mesleki Statü ve Unvan Sorunu

Bakım personelinin karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan biri yaptığı iş ile taşıdığı unvan arasındaki uyumsuzluktur.

“Hizmetli” kavramı tarihsel olarak;

  • Temizlik,
  • Taşıma,
  • Destek hizmetleri,
  • Genel yardımcı işler

için oluşturulmuştur.

Oysa günümüzde bakım personeli;

  • Çocuk gelişimi,
  • Yaşlı bakımı,
  • Engelli rehabilitasyonu,
  • Psikososyal destek

gibi alanlarda uzmanlaşmış hizmet sunmaktadır.

Bu nedenle mevcut unvan, yürütülen mesleğin niteliğini yansıtmamaktadır.

Mesleki statü eksikliği çalışanlarda değersizlik hissi oluşturmakta, aidiyet duygusunu zayıflatmakta ve kurumsal motivasyonu düşürmektedir.


3.2. Eğitim ve Kadro Uyumsuzluğu

Sahada görev yapan çok sayıda personel;

  • Sosyal Hizmetler,
  • Çocuk Gelişimi,
  • Yaşlı Bakımı,
  • Engelli Bakımı,
  • İlahiyat,
  • Psikolojiye yakın alanlar

gibi ön lisans ve lisans programlarından mezundur.

Ancak bu eğitim birikimi kariyer sistemine yansımamakta ve personel resmî kayıtlarda “Hizmetli” olarak görünmeye devam etmektedir.

Bu durum devletin yetişmiş insan kaynağını etkin kullanamaması sonucunu doğurmaktadır.


3.3. Görev Tanımlarının Belirsizliği

Bakım personelinin görev alanları mevzuatta yeterince net tanımlanmamıştır.

Bu nedenle personel zaman zaman;

  • Yemek hazırlama,
  • Bulaşık yıkama,
  • Temizlik yapma,
  • Bahçe işleri,
  • Evrak taşıma

gibi bakım hizmetleriyle ilgisi olmayan işlerde görevlendirilmektedir.

Bu uygulama bakım hizmetlerinin kalitesini düşürmekte ve personelin uzmanlık alanına odaklanmasını engellemektedir.


3.4. Psikososyal Yük ve Tükenmişlik Sendromu

Bakım hizmetleri yüksek düzeyde duygusal emek gerektiren meslekler arasında yer almaktadır.

Bakım personeli;

  • Travmatik geçmişe sahip çocuklarla,
  • Demans ve Alzheimer hastalarıyla,
  • Ağır engelli bireylerle,
  • Psikiyatrik sorunlar yaşayan bireylerle

sürekli temas halindedir.

Bu durum zamanla tükenmişlik sendromu, stres bozuklukları ve mesleki yorgunluğa neden olmaktadır.

Buna karşın mevcut sistemde bakım personeline yönelik özel bir psikososyal destek mekanizması bulunmamaktadır.


3.5. Nöbet Sistemi ve Ağır Çalışma Koşulları

Bakım hizmetleri 24 saat esasına dayalı olarak yürütülmektedir.

Birçok kuruluşta personel;

  • Gece nöbetleri,
  • Uzun vardiyalar,
  • Bayram ve tatil günlerinde çalışma,
  • Acil durum müdahaleleri

gibi yoğun iş yükleri altında görev yapmaktadır.

Buna rağmen mevcut statü sistemi bu çalışma şartlarının ağırlığını yeterince karşılamamaktadır.


3.6. Personel Sirkülasyonu ve Kurumsal Kayıplar

Mesleki statü eksikliği ve kariyer imkanlarının yetersizliği nedeniyle kurumlarda personel devir oranları yükselmektedir.

Yüksek sirkülasyon;

  • Hizmet kalitesini düşürmekte,
  • Kurum hafızasını zayıflatmakta,
  • Eğitim maliyetlerini artırmakta,
  • Hizmet alan bireylerin güven ilişkilerini bozmaktadır.

Özellikle çocuk kuruluşlarında sık personel değişikliği, çocukların güvenli bağlanma süreçlerini olumsuz etkilemektedir.


  1. HİZMET ALAN BİREYLERE ETKİLERİ

Bakım personelinin yaşadığı sorunlar yalnızca çalışanları değil hizmet alan bireyleri de doğrudan etkilemektedir.

Personel yetersizliği ve yüksek sirkülasyon;

  • Çocuklarda terk edilme hissini,
  • Yaşlılarda yalnızlık duygusunu,
  • Engelli bireylerde uyum problemlerini

artırabilmektedir.

Bu nedenle bakım personelinin güçlendirilmesi yalnızca çalışan hakları meselesi değil aynı zamanda sosyal hizmet kalitesi meselesidir.


  1. ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

5.1. Sosyal Bakım Hizmetleri Meslek Sınıfı Kurulmalıdır

Bakım personeli için ayrı bir hizmet sınıfı oluşturulmalıdır.

Bu sınıf;

“Sosyal Bakım Hizmetleri Sınıfı”

olarak tanımlanabilir.

Böylece bakım hizmetlerinin profesyonel niteliği mevzuata yansıtılmış olacaktır.


5.2. Hizmetli Unvanı Kaldırılmalıdır

Bakım personelinin mevcut “Hizmetli” unvanı kaldırılmalıdır.

Bunun yerine;

  • Sosyal Bakım Teknikeri
  • Sosyal Bakım Görevlisi
  • Sosyal Bakım Uzmanı
  • Sosyal Bakım Sorumlusu

gibi çağdaş ve mesleği tanımlayan unvanlar kullanılmalıdır.


5.3. Yardımcı Hizmetler Sınıfından Çıkarılmalıdır

Bakım personeli;

  • Sağlık Hizmetleri Sınıfına
    veya
  • Yeni oluşturulacak Sosyal Bakım Hizmetleri Sınıfına

alınmalıdır.

Bu değişiklik hem hukuki hem mesleki açıdan gerekli görünmektedir.


5.4. Bakım Koordinatörlüğü Kadrosu İhdas Edilmelidir

Kurumlarda bakım hizmetlerinin yönetimi için “Bakım Koordinatörü” kadrosu oluşturulmalıdır.

Bu kadro;

  • Nöbet planlaması,
  • Hizmet koordinasyonu,
  • Personel yönetimi,
  • Kalite kontrol süreçlerinden

sorumlu olmalıdır.


5.5. Kariyer Basamakları Oluşturulmalıdır

Meslek içerisinde yükselme sistemi kurulmalıdır.

Örnek kariyer modeli:

Sosyal Bakım Görevlisi → Kıdemli Sosyal Bakım Görevlisi → Sosyal Bakım Uzmanı → Bakım Koordinatörü → Bölge Bakım Koordinatörü

Bu sistem personelin kendisini geliştirmesini teşvik edecektir.


5.6. Mali Haklar Güçlendirilmelidir

Bakım hizmetlerinin taşıdığı risk ve sorumluluk dikkate alınarak;

  • Risk tazminatı,
  • Nöbet tazminatı,
  • Psikososyal hizmet tazminatı,
  • Ek gösterge düzenlemesi,
  • Emeklilik iyileştirmeleri

hayata geçirilmelidir.


  1. BAKIM PERSONELİNİN TEMEL TALEPLERİ
  2. Hizmetli unvanının kaldırılması.
  3. Yardımcı Hizmetler Sınıfından çıkarılma.
  4. Sosyal Bakım Teknikeri veya benzeri mesleki unvan verilmesi.
  5. Kariyer basamaklarının oluşturulması.
  6. Bakım Koordinatörlüğü kadrosunun kurulması.
  7. Görev tanımlarının netleştirilmesi.
  8. Yemek ve temizlik gibi yan görevlerin kaldırılması.
  9. Nöbet ve risk tazminatı verilmesi.
  10. Eğitim durumuna uygun kadro düzenlemelerinin yapılması.
  11. Mesleğin yasal olarak tanınması ve profesyonel statüye kavuşturulması.

SONUÇ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde görev yapan bakım personeli, sosyal devlet anlayışının sahadaki en kritik meslek gruplarından biridir. Ancak mevcut mevzuat yapısı, bakım hizmetlerinin profesyonel niteliğini yansıtmamakta ve personeli halen yardımcı hizmet anlayışı içerisinde değerlendirmektedir.

Günümüz sosyal hizmet uygulamalarının gereklilikleri dikkate alındığında; bakım personelinin ayrı bir meslek olarak tanımlanması, hizmetli unvanının kaldırılması, kariyer sisteminin kurulması, görev tanımlarının netleştirilmesi ve mali haklarının güçlendirilmesi kaçınılmaz bir reform ihtiyacı olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu reformların gerçekleştirilmesi yalnızca bakım personelinin mesleki onurunu iade etmeyecek; aynı zamanda çocukların, yaşlıların ve engelli bireylerin daha kaliteli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bakım hizmeti almasını sağlayacaktır. Sosyal hizmet sisteminin geleceği, bakım hizmetlerinin profesyonelleştirilmesi ve bu hizmeti sunan insan kaynağının hak ettiği değere kavuşturulmasına bağlıdır.


ailesosyal.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Bildirimleri Etkinleştir Evet Hayır