WhatsApp
Grubumuza Katıl
WhatsApp Kanalı

696 KHK’lı 4/D İşçiler Tayin Hakkı İstiyor: Kritik Tarih 9 Aralık

696 KHK’lı 4/D İşçiler Tayin Hakkı İstiyor: Kritik Tarih 9 Aralık
Yayınlama: 27.09.2026
Düzenleme: 27.09.2026 12:49
A+
A-

Kamuda taşeron işçi olarak çalışırken 696 sayılı KHK düzenlemesiyle sürekli işçi kadrosuna geçirilen 4/D işçiler için yıllardır devam eden en önemli sorunlardan biri tayin ve yer değişikliği hakkı.

Ailelerinden yüzlerce kilometre uzakta çalışan, eş durumu nedeniyle farklı şehirlerde yaşamını sürdürmek zorunda kalan, sağlık veya çocuklarının eğitimi gibi nedenlerle görev yeri değişikliğine ihtiyaç duyan işçiler uzun süredir kapsamlı bir tayin düzenlemesi talep ediyor.

Anayasa Mahkemesinin verdiği son karar ise bu tartışmada çok önemli bir hukuki dönüm noktası oluşturdu.

Ancak kararın doğru anlaşılması gerekiyor:

AYM doğrudan bütün 4/D işçilere sınırsız ve koşulsuz tayin hakkı vermedi. Mahkeme, 696 KHK kapsamında kadroya geçirilen işçilerin yer değişikliğini kategorik olarak engelleyen yasal hükmü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

Şimdi gözler 9 Aralık 2026 tarihine ve bu tarihe kadar yapılabilecek yeni düzenlemelere çevrildi.

AYM hangi düzenlemeyi iptal etti?

Anayasa Mahkemesi, 26 Kasım 2025 tarihli E.2025/100, K.2025/242 sayılı kararında 375 sayılı KHK’nin geçici 23’üncü maddesinin beşinci fıkrasında bulunan:

“…çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde…”

ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

Karar, 9 Mart 2026 tarihli ve 33191 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. İptal hükmünün ise Resmî Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi.

Bunun anlamı açık:

Kritik tarih 9 Aralık 2026.

Sorun nereden kaynaklanıyordu?

696 sayılı KHK sonrasında sürekli işçi kadrosuna geçirilen çalışanlar bakımından 375 sayılı KHK’nin geçici 23’üncü maddesindeki düzenleme, işçilerin kadroya geçirildikleri teşkilat ve birimle bağlı kalmalarının temel hukuki dayanaklarından birini oluşturuyordu.

Bu nedenle bir işçinin;

  • eşi başka bir şehirde çalışsa,
  • ailesi başka bir ilde yaşasa,
  • ciddi bir sağlık mazereti ortaya çıksa,
  • çocuklarının durumu değişse,
  • yıllar içerisinde yaşam koşulları tamamen farklılaşsa

bile başka bir yere geçme talebinin önünde çok güçlü bir yasal engel bulunuyordu.

Nitekim AYM’ye giden süreç de bir sürekli işçinin yer değişikliği talebinin reddedilmesi sonrasında başladı. Dosyanın Yargıtay 9. Hukuk Dairesine ulaşmasının ardından Yargıtay, düzenlemeyi Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine taşıdı.

AYM çok önemli bir tespitte bulundu

Anayasa Mahkemesi kararının belki de işçiler açısından en önemli bölümü burada ortaya çıkıyor.

Mahkeme, 696 KHK kapsamında kadroya geçirilen işçilerin çalışma hayatları boyunca yer değişikliği talep etmelerini gerektirecek nedenlerin ortaya çıkabileceğini kabul etti.

AYM ayrıca mevcut hükmün herhangi bir nedenle yer değişikliğine imkân tanımayarak işçiler açısından mutlak bir yasak oluşturduğunu belirtti.

Mahkemeye göre işçinin yer değiştirmesinin her durumda kurumun işleyişini bozacağı da söylenemez.

İş ve kadro durumu uygun olduğu halde işçinin makul bir nedene dayanan talebinin değerlendirilmesini dahi engelleyen sistemin çalışanların korunmasına ilişkin anayasal yükümlülükle bağdaşmadığı sonucuna varıldı.

AYM bu nedenle düzenlemeyi Anayasa’nın 49’uncu maddesine aykırı buldu.

Peki AYM kararı 4/D işçiye ne kazandırdı?

Burada kamu işçilerinin beklentisi ile kararın hukuki sonucu birbirinden ayrılmalı.

AYM kararı:

“Her 4/D işçi istediği şehre tayin edilir” demiyor.

Ancak bundan çok önemli başka bir şey söylüyor:

696 KHK kapsamında kadroya geçirilen işçilerin yer değiştirmesinin kanunla mutlak biçimde engellenmesini Anayasa’ya aykırı buluyor.

Dolayısıyla karar yürürlüğe girdikten sonra işçinin talebinin yalnızca “Sen 696 KHK ile kadroya geçtin, başka teşkilat veya birime gidemezsin” anlayışıyla kategorik olarak reddedilmesinin hukuki dayanağında önemli bir değişiklik meydana gelecek.

AYM’nin yaklaşımına göre makul gerekçelere dayanan taleplerin iş ve kadro durumu çerçevesinde değerlendirilebilmesi ve verilen kararların hukuka uygunluğunun yargı denetimine açık olması gerekiyor.

9 Aralık’ta otomatik tayin başlayacak mı?

Hayır.

AYM kararının en fazla yanlış anlaşılabilecek kısmı burası.

9 Aralık 2026 tarihinde bütün 696 KHK’lı işçilerin otomatik olarak tayin başvurusu yapabileceği merkezi bir sistemin açılacağı veya her işçinin istediği yere atanacağı sonucu karardan çıkarılamaz.

AYM bir tayin yönetmeliği hazırlamadı.

Kontenjan belirlemedi.

Başvuru takvimi oluşturmadı.

Eş durumu şartlarını belirlemedi.

Sağlık mazeretinin nasıl belgelendirileceğini düzenlemedi.

İller arası naklin nasıl yapılacağını belirlemedi.

Kurumlar arası geçiş sistemi kurmadı.

Becayiş usulü oluşturmadı.

AYM’nin yaptığı şey, yer değişikliğinin önündeki mutlak yasal engeli oluşturan ibareyi iptal etmek oldu.

Bu nedenle 9 Aralık sonrasındaki asıl mesele, ortaya çıkacak hukuki alanın nasıl düzenleneceğidir.

İşçileri bundan sonra hangi süreç bekliyor?

Önümüzde birkaç ihtimal bulunuyor.

En kapsamlı çözüm, TBMM’nin açık bir yasal düzenleme yapmasıdır.

Böyle bir düzenlemede 696 KHK kapsamında kadroya geçen sürekli işçiler için il içi ve iller arası yer değişikliğinin şartları açık biçimde belirlenebilir.

İkinci olarak kamu kurumlarının kendi personel ve iş gücü planlamaları kapsamında yer değişikliği usulleri oluşturması gündeme gelebilir.

Toplu iş sözleşmeleri ve iş hukuku hükümlerinin uygulamadaki etkileri de ayrıca önem taşıyacaktır.

Ancak hangi yöntem tercih edilirse edilsin yeni sistemin AYM’nin ortaya koyduğu anayasal çerçeveyi dikkate alması gerekecek.

Tayin düzenlemesinde hangi başlıklar bulunmalı?

4/D sürekli işçiler açısından gerçek anlamda işleyen bir sistem kurulacaksa yalnızca “tayin hakkı verilmiştir” denilmesi yeterli olmayacaktır.

Yeni düzenlemede herkese tayin hakkı ile beraber, özellikle eş durumu ve aile birliği, sağlık mazereti, engellilik durumu, çocukların özel durumları, can güvenliği, eğitim mazereti, karşılıklı yer değiştirme/becayiş, il içi ve iller arası nakil, boş kadro ve personel ihtiyacı, hizmet süresi ve başvuru öncelikleri gibi konuların açık şekilde belirlenmesi gerekir.

Ayrıca kurumlar arasında farklı uygulamaların oluşmasının önüne geçilmesi de önem taşıyor.

Bir bakanlık işçisine yer değişikliği imkânı tanınırken başka bir bakanlıktaki aynı statüdeki işçinin tamamen farklı kurallarla karşılaşması yeni tartışmalara neden olabilir.

Aile birliği 4/D işçinin en önemli taleplerinden biri

696 KHK ile kadroya geçirilen işçilerin önemli bir bölümü yaklaşık sekiz yıldır aynı şehir veya birime bağlı durumda.

Oysa sekiz yılda insanların hayatları değişti.

İşçiler evlendi.

Çocukları oldu.

Eşlerinin görev yerleri değişti.

Anne ve babaları yaşlandı.

Sağlık sorunları ortaya çıktı.

Aileler farklı şehirlere taşındı.

Bir işçinin 2018 yılındaki yaşam şartlarının 2026 yılında hâlâ aynı olduğunu kabul ederek çalışma hayatını düzenlemek gerçek hayatın şartlarıyla örtüşmüyor.

Bu nedenle 4/D işçiler açısından tayin meselesi yalnızca bir personel hareketliliği konusu değildir.

Aile birliğinin korunması da meselenin merkezinde bulunmaktadır.

AYM’nin kararında işçinin zaman içerisinde yer değişikliği talep etmesini gerektirecek nedenlerin ortaya çıkabileceğine özellikle dikkat çekmesi bu bakımdan önem taşıyor.

9 Aralık beklenmeden düzenleme yapılabilir

AYM kararının yürürlüğünün dokuz ay ertelenmiş olması, yasama organının 9 Aralık’a kadar hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmiyor.

Aksine bu süre, yeni hukuki çerçevenin oluşturulabilmesi açısından bir geçiş dönemi niteliğinde.

TBMM’nin karar yürürlüğe girmeden önce yeni bir yasal düzenleme yapmasının önünde AYM kararından kaynaklanan bir engel bulunmuyor.

Nitekim geçmişte 696 KHK kapsamındaki işçilerin özlük hakları ve tayin sorunu TBMM gündemine de taşındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2023 yılında bir yazılı soru önergesine verdiği cevapta, Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü’nün “696 Sayılı KHK ile Kadroya Geçen İşçilerin Özlük Hakları” başlığı kapsamında çalışmaların sürdüğü belirtilmişti.

696 KHK’lı işçinin talebi net: Belirsizlik değil, uygulanabilir tayin sistemi

Gelinen noktada 696 KHK kapsamında kadroya geçirilen 4/D sürekli işçiler açısından önemli bir hukuki eşik aşılmış durumda.

Yıllardır tayin taleplerinin karşısına çıkarılan “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde” hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa’ya aykırı bulundu.

Şimdi yapılması gereken yalnızca 9 Aralık tarihini beklemek değil.

Kamu kurumlarının personel ihtiyacını da koruyan ancak işçinin aile ve sosyal hayatını görmezden gelmeyen; objektif, denetlenebilir ve tüm tarafların hangi şartlarda başvuru yapacağını bildiği bir yer değişikliği sistemi oluşturulmalıdır.

696 KHK’lı işçiler ayrıcalık değil, yıllardır çözülemeyen bir soruna uygulanabilir bir çözüm istiyor.

Eşinden ve çocuklarından ayrı yaşayan bir işçinin aile birliği talebi, sağlık nedeniyle başka bir şehirde bulunması gereken çalışanın mazereti veya karşılıklı olarak yer değiştirmek isteyen iki işçinin becayiş talebi baştan reddedilmek yerine objektif kriterlerle değerlendirilebilmelidir.

Bugünkü tablo

AYM kararı verildi: 26 Kasım 2025.

Karar: E.2025/100, K.2025/242.

Resmî Gazete’de yayımlandı: 9 Mart 2026.

İptal edilen ifade: “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde”.

İptalin yürürlüğe gireceği tarih: 9 Aralık 2026.

Bugün itibarıyla otomatik tayin hakkı var mı? Hayır.

9 Aralık’ta herkes otomatik tayin olacak mı? Hayır.

Ne değişiyor? 696 KHK kapsamında kadroya geçirilen işçilerin yer değiştirmesini kategorik biçimde engelleyen yasal hüküm yürürlükten kalkacak.

Bundan sonraki temel beklenti ne? Eş durumu, sağlık, aile birliği, becayiş, il içi ve iller arası yer değişikliği gibi başlıkları düzenleyen açık ve uygulanabilir bir sistem kurulması.

4/D sürekli işçiler açısından bundan sonraki süreçte tartışılması gereken soru artık “Tayin yasağı var mı?” değil, “AYM kararından sonra tayin sistemi hangi kurallarla kurulacak?” sorusudur.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi, E.2025/100, K.2025/242; 9 Mart 2026 tarihli ve 33191 sayılı Resmî Gazete; Anayasa Mahkemesi 9 Mart 2026 tarihli norm denetimi basın duyurusu.


ailesosyal.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.