Anayasa Mahkemesi, kamu görevlilerine görevlerinden dolayı işlenen hakaret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu hükümlerinin iptali istemini reddetti. Yüksek Mahkeme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi halinde daha ağır ceza öngören düzenlemenin ve bu suçlarda şikâyet şartı aranmaksızın resen soruşturma yapılabilmesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti.
Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre başvuru, Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapıldı. Başvuruda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde yer alan “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” düzenlemesi ile 131. maddede bulunan “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürüldü.
Kararla birlikte, kamu görevlilerine görevleri nedeniyle yöneltilen hakaret fiillerinde daha ağır yaptırım uygulanmasına devam edilecek. Mevcut düzenlemeye göre bu suçun işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamıyor. Ayrıca suçun soruşturulması için mağdur kamu görevlisinin şikâyeti de gerekmiyor. Savcılık makamı resen soruşturma başlatabiliyor.
Anayasa Mahkemesi çoğunluğu, kamu hizmetinin etkin ve saygın biçimde yürütülmesinin korunmasının devletin meşru amaçları arasında bulunduğunu belirtti. Kararda, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken hedef alınmasının yalnızca kişisel bir saldırı değil, aynı zamanda kamu hizmetine yönelik bir müdahale niteliği taşıdığı ifade edildi.
Mahkeme kararında ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, bu özgürlüğün sınırsız olmadığına dikkat çekildi. Özellikle kişilerin şeref ve itibarının korunmasının da anayasal güvence altında bulunduğu belirtildi.
Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:
Mahkeme, bu gerekçelerle iptal taleplerini oy çokluğuyla reddetti.
Karara bazı üyeler karşı oy kullandı. Karşı oy gerekçelerinde ise kamu görevlilerinin demokratik toplum düzeninde eleştirilere daha açık olması gerektiği savunuldu. Özellikle kamu gücünü kullanan kişilere yönelik eleştirilerin cezai yaptırım tehdidi altında tutulmasının ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki oluşturabileceği ifade edildi.
Karşı oy yazılarında ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da atıf yapılarak, kamu görevlilerine yönelik eleştirilerin özel kişilere kıyasla daha geniş koruma altında değerlendirilmesi gerektiği görüşü dile getirildi.
Karar doğrultusunda mevcut uygulama aynen devam edecek. Buna göre:
Özellikle sosyal medya paylaşımları, kamu personeline yönelik sözlü tartışmalar ve görev sırasında kullanılan ifadeler bakımından kararın uygulamada önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
Belgenin tamamı Anayasa Mahkemesi’nin 25 Aralık 2025 tarihli kararı olarak Resmî Gazete’de yayımlandı.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.